30 Ağustos'ta Girne limanı açıklarında batan yolcu gemisinde 9 Türk vatandaşı hayatını kaybederken, 19 yolcu hâlâ kayıp. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, geminin kaptanları arasında geçen ve faciaya ilişkin ihmal iddialarını güçlendiren skandal bir konuşma ortaya çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yetkilileri, konuşmanın gemiye ait ses kayıt cihazından elde edildiğini doğruladı.
Kaptanlar Arasındaki Konuşma Facianın Seyrini Değiştirdi
Soruşturma kaynaklarına göre, batan geminin kaptanı ile ikinci kaptanı arasında seyir öncesinde ve seyir sırasında yapılan telsiz görüşmeleri, geminin teknik arızasına rağmen sefere çıkarıldığını gösteriyor. Konuşmada, bir kaptanın "Bu havada riskli ama limanda kalmamız imkânsız, talimat var" dediği, diğer kaptanın ise "Motorlarda sıkıntı var, raporu imzalamayacağım" şeklinde yanıt verdiği öne sürüldü. Ses kaydının, geminin sahibi şirkete yakın çevreler tarafından gizlenmeye çalışıldığı iddia edildi.
Olay günü denizde fırtına nedeniyle dalga yüksekliğinin 4 metreyi aştığı, meteorolojik uyarıların saat 14.00'te yapıldığı belirtildi. Buna rağmen geminin saat 16.30'da Girne limanından ayrıldığı, yaklaşık 45 dakika sonra su almaya başladığı ve kısa sürede battığı ifade edildi. Kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaşmasının ardından 9 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 19 kişi için arama çalışmaları devam ediyor.
Olayın Arka Planı ve Sorumluluk Tartışmaları
Girne açıklarında batan yolcu gemisinin sahibi şirketin daha önce de benzer ihlallerle gündeme geldiği ortaya çıktı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı arasında yapılan yazışmalarda, geminin bakımının 6 ay geciktirildiği ve denetimlerin yetersiz kaldığı belgelerle tespit edildi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, gemiye ait seyir defterinde 28 Ağustos'ta yapılan son denetimde "ana makinede yağ sızıntısı" notu düşülmüş, ancak sefer iptal edilmemiş.
Kaptanlar arasındaki konuşmanın basına sızmasının ardından, başsavcılık olayla ilgili "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan yeni bir soruşturma başlattı. Gemi sahibi şirketin iki yöneticisi gözaltına alınırken, kaptanlardan birinin olaydan sonra yurt dışına çıkmaya çalışırken yakalandığı bildirildi. Denizcilik uzmanları, ses kaydının facianın önlenebilir olduğunu kanıtladığını vurguluyor.
Öte yandan, olayda hayatını kaybeden 9 Türk vatandaşının kimlikleri netleşti. Kayıp 19 kişi için KKTC ve Türkiye'den toplam 12 dalgıç ve 4 helikopterle arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Yetkililer, deniz suyu sıcaklığının 24 derece olması nedeniyle kayıpların hayatta kalma ihtimalinin her geçen saat azaldığını belirtti.
Soruşturmanın Gidişatı ve Beklentiler
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, olayla ilgili olarak "Hiçbir ihmalin üzeri örtülmeyecek" açıklamasında bulundu. Ancak muhalefet partileri, hükümetin denetim mekanizmalarını yıllardır zayıflattığını savunarak istifa çağrısı yaptı. KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde konuyla ilgili özel oturum talep edildi.
Gemi kazaları uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, "Kaptanlar arasındaki konuşma, klasik bir 'baskı altında sefer' vakası. Denizcilikte 'güvenli seyir' prensibi ihlal edilmiş. Bu kayıt, hem şirket yöneticilerini hem de denetleyici kurumları bağlar" değerlendirmesini yaptı. Yılmaz, son 5 yılda Doğu Akdeniz'de benzer şekilde 7 yolcu gemisi kazası yaşandığını ve bunların 4'ünde ihmal tespit edildiğini sözlerine ekledi.
Girne Başsavcılığı, ses kaydının bilirkişi raporuna eklenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan destek istedi. Soruşturmanın 2 hafta içinde tamamlanması ve iddianamenin mahkemeye sunulması bekleniyor. Bu arada, hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödenmesi için de ayrı bir hukuki süreç başlatıldı.
Yaşanan facia, deniz ticaretinde denetim ve güvenlik standartlarının yeniden tartışılmasına yol açtı. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) yetkilileri, olayla ilgili bağımsız bir inceleme başlatılabileceğini duyurdu. Kamuoyu, kayıp 19 kişiden bir an önce haber almayı beklerken, sorumluların hesap vermesi için çağrılar yükseliyor.