Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin muharebe gücünün yüksek olduğunu ve her türlü harekatı yapabilecek imkan ve kabiliyete sahip olduğunu belirtti. Bayraktaroğlu, Genelkurmay Karargahında düzenlenen bir brifingde yaptığı konuşmada, ordunun caydırıcılık seviyesine vurgu yaparken, bölgesel ve küresel gelişmeler ışığında TSK'nın hazırlık düzeyine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TSK'nın operasyonel hazırlığı ve modernizasyonu
Orgeneral Bayraktaroğlu, konuşmasında TSK'nın sahip olduğu envanterin yanı sıra, insan kaynağı ve eğitim standardına da dikkat çekti. "Türk Silahlı Kuvvetleri, teknolojik altyapısını sürekli güncelleyerek modern harp ortamına uyum sağlıyor. Kara, deniz ve hava unsurlarımız, eş zamanlı ve çok boyutlu harekat icra edebilecek yetenektedir" ifadelerini kullandı. Brifingde, son yıllarda yapılan savunma sanayii atılımlarına da değinen Genelkurmay Başkanı, yerli ve milli üretimin ordunun bağımsız harekat kabiliyetine katkısını vurguladı. Bayraktaroğlu, özellikle sınır ötesi operasyonlarda elde edilen başarıların, TSK'nın muharebe tecrübesini artırdığını ve bu tecrübenin birliklere aktarıldığını söyledi.
Jeopolitik bağlam ve TSK'nın rolü
Orgeneral Bayraktaroğlu'nun açıklamaları, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgesel dinamikler açısından da önem taşıyor. Suriye, Irak, Doğu Akdeniz ve Kafkaslar'da yaşanan gelişmeler, TSK'nın sürekli hazır bulunmasını gerektiriyor. Bayraktaroğlu, "TSK, sadece kendi sınırlarımızı değil, aynı zamanda müttefiklerimizin güvenliğine de katkı sağlıyor. NATO içindeki sorumluluklarımızı yerine getirirken, aynı anda terörle mücadele operasyonlarını da kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Genelkurmay Başkanı, ordunun caydırıcılık gücünün korunması için savunma harcamalarının GSYİH içindeki payının artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini de ifade etti. Türk Silahlı Kuvvetleri, kurulduğu günden bu yana birçok farklı coğrafyada görev yapmış, barışı destekleme ve insani yardım operasyonlarında da aktif rol almıştır. Bu geniş perspektif, TSK'nın yalnızca bir savaş gücü değil, aynı zamanda bir barış unsuru olduğunu da göstermektedir.