Genel Sağlık-İş Sendikası, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (AHBS) kullanımına ilişkin yayımlanan yeni yazıya sert tepki gösterdi. Sendika, sağlık çalışanlarını sistemin teknik sorunlarıyla baş başa bırakmanın, iş yükünü artırmanın ve olası veri kayıplarının sorumluluğunu sahadaki emekçilere yüklemenin kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklamada, bu durumun sağlık hizmetinin niteliğini ciddi şekilde tehlikeye attığı vurgulandı.
Sendikanın Sert Tepkisi
Genel Sağlık-İş Sendikası tarafından yapılan yazılı açıklamada, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı genelgenin, "dayatma" olarak nitelendirildiği ifade edildi. Açıklamada, "Sağlık çalışanlarını yeni bir sistemin teknik sorunlarıyla baş başa bırakmak, iş yükünü artırmak ve olası veri kayıplarının sorumluluğunu sahadaki sağlık emekçilerine yüklemek kabul edilemez" denildi. Sendika yönetimi, uygulamanın aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının iş barışını bozduğunu, hasta-hekim iletişimini olumsuz etkilediğini savundu.
AHBS Nedir ve Neden Tartışılıyor?
Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (AHBS), birinci basamak sağlık hizmetlerinin dijital altyapısını oluşturan, hasta kayıtlarının tutulduğu, takiplerin yapıldığı ve e-reçete gibi işlemlerin yürütüldüğü merkezi bir yazılım sistemidir. Sistemin yenilenmesi veya güncellenmesi amacıyla yayımlanan genelge, sahadaki kullanıcılar tarafından çeşitli endişelerle karşılandı. Hekimler, sistemin henüz yeterince test edilmediğini ve altyapı eksikliklerinin hastalara erişimde aksamalara yol açabileceğini dile getiriyor. Sendika ise bu değişikliğin, sağlık çalışanlarının görüşü alınmadan ve gerekli eğitimler verilmeden hayata geçirilmeye çalışıldığını ileri sürüyor.
Sağlık Emekçilerinin Talepleri
Genel Sağlık-İş, konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunarak şu taleplerin karşılanmasını istedi:
- AHBS geçişi öncesinde kapsamlı pilot uygulamalar yapılması ve sistemin tüm paydaşların katılımıyla değerlendirilmesi,
- Sağlık çalışanlarına yönelik uygulamalı eğitim programlarının düzenlenmesi,
- Sistemin teknik altyapısının güçlendirilerek veri kaybı ve kesinti risklerinin en aza indirilmesi,
- Yaşanabilecek teknik aksaklıklardan doğan sorumlulukların sahada çalışan hekim ve hemşirelere yüklenmemesi,
- Uygulamanın, sendikalar ve meslek odalarının görüşleri alınarak ortak akılla şekillendirilmesi.
Geçmişte de Benzer Tepkiler Olmuştu
Sağlık Bakanlığı'nın dijital dönüşüm projeleri daha önce de zaman zaman sahadan gelen tepkilere neden olmuştu. Aile hekimleri, özellikle yeni sistemlere geçiş süreçlerinde yaşanan aksaklıkların hasta kabulünü yavaşlattığını ve mesai saatlerinin uzadığını belirtmişti. 2019 yılında hayata geçirilen e-reçete sistemi güncellemelerinde de benzer sorunlar yaşanmış, ancak Bakanlık ilgili sorunları çözerek uygulamayı sürdürmüştü. Bu kez ise sendikanın açıklaması, sürecin daha başında bir uyarı niteliği taşıyor.
Uzmanlardan Değerlendirme
Sağlık yönetimi uzmanları, dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ancak bunun planlı ve katılımcı bir yaklaşımla yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, iyi yönetilmeyen bir geçiş sürecinin hem hasta memnuniyetini düşürebileceğini hem de sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşamasına neden olabileceğini ifade ediyor. Özellikle veri güvenliği konusundaki endişeler, hasta mahremiyeti ilkesiyle doğrudan ilişkili olduğundan, bu konuda net ve şeffaf bir politika izlenmesi büyük önem taşıyor.
Sonuç
Genel Sağlık-İş'in bu çıkışı, sağlıkta dijitalleşme sürecinin yalnızca teknik bir altyapı değişikliği olmadığını, aynı zamanda emek süreçlerini ve toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren bir politika alanı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu uyarıları dikkate alarak süreci tüm bileşenlerle işbirliği içinde yürütmesi, hem çalışanların hem de vatandaşların yararına olacaktır. Sağlık emekçilerinin özlük hakları ve çalışma koşulları iyileştirilmeden yapılacak teknolojik hamlelerin kalıcı çözümler üretmesi mümkün görünmüyor.