Gençler arasında son dönemde sıkça dile getirilen "Bir daha mı bu yaşa geleceğiz?" sorusu, yaşam felsefesinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. A Haber muhabiri Merve İzci Özmen'in mikrofon uzattığı vatandaşlar, bugünü yaşamak ile geleceğe yatırım yapmak arasında bir seçim yapmak zorunda olduklarını belirtiyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız sosyolog Dr. Ayşe Yılmaz, bu ikilemin gençlerin psikolojik ve ekonomik durumlarıyla yakından bağlantılı olduğunu söylüyor.
Anı yaşama trendi neden yaygınlaşıyor?
Özellikle pandemi sonrası dönemde belirsizliklerin artması, gençleri anı yaşamaya itiyor. Uzmanlar, sürekli kriz haberleriyle büyüyen Z kuşağının uzun vadeli plan yapma konusunda isteksiz olduğunu gözlemliyor. "Geleceğe yatırım yapmak artık lüks haline geldi" diyen üniversite öğrencisi Ali Demir, "Bir ev almak ya da emeklilik planı yapmak hayal. O yüzden bugünü yaşamak daha mantıklı geliyor" ifadelerini kullanıyor. Buna karşılık, ekonomi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Kaya, kısa vadeli tatminlerin uzun vadede pişmanlığa dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Geleceğe yatırımın önemi
Sosyal medya fenomenlerinin teşvikiyle popülerleşen "YOLO" (You Only Live Once) akımı, gençlerin birikim yapmasını engelliyor. Ancak finansal danışman Seda Can, "Küçük adımlarla da olsa düzenli birikim yapmak mümkün. Gelecek kaygısıyla bugünü yaşamamak da doğru değil; denge şart" diyor. A Haber'in sokağa yansıyan seslerinde, 25 yaşındaki Elif T. "Ne tam anı yaşıyoruz ne tam geleceği inşa ediyoruz. İkisi arasında sıkışmış durumdayız" yorumuyla dikkat çekiyor.
Bu ikilem, sadece bireysel değil toplumsal bir sorun olarak da karşımıza çıkıyor. Gençlerin yatırım yapmaması, ekonominin geleceğini de tehdit ediyor. Devlet ve özel sektörün, gençleri teşvik edecek programlar geliştirmesi gerektiğini belirten uzmanlar, "Anı yaşamak güzel ama geleceği de ihmal etmemek lazım" mesajı veriyor. Sonuç olarak, bu tartışma herkesin kendine göre bir cevap bulması gereken bir denge arayışı olarak gündemdeki yerini koruyor.