Türkiye gemi, yat ve hizmetleri sektörü, 2024 yılının ilk altı ayında 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek dikkat çekici bir başarıya imza attı. Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Talha Pepe, sektörün yıl sonunda 2,5 ila 3 milyar dolar arasında bir ihracat rakamına ulaşarak yeni bir rekora imza atmasını beklediklerini açıkladı.
Sektörün büyüme dinamikleri
Pepe, ihracattaki artışın temel nedenleri arasında küresel talepteki canlanma, Türk tersanelerinin kaliteli ve yenilikçi üretim kapasitesi ile devlet teşviklerinin etkili olduğunu vurguladı. Özellikle süper yat ve mega yat siparişlerinde artış yaşandığını belirten Pepe, Türkiye'nin dünyanın en büyük beşinci yat üreticisi konumuna yükseldiğini ifade etti. Sektörde istihdamın da 50 bin kişiyi aştığını kaydetti.
Hedefler ve stratejiler
GYHİB, 2024 sonu için belirlenen 2,5-3 milyar dolar hedefine ulaşmak için fuar katılımları, ticaret heyetleri ve dijital pazarlama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Başta ABD, Norveç ve Katar olmak üzere yeni pazarlara açılma stratejisi izleniyor. Ayrıca, çevre dostu ve elektrikli tahrik sistemlerine yönelik Ar-Ge yatırımları da hız kazandı. Pepe, “Sürdürülebilirlik, sektörümüzün geleceği için kritik. Yeşil dönüşüme uyum sağlayan tersanelerimiz rekabet avantajı elde edecek” dedi.
İhracatın bölgesel dağılımı
İlk altı ayda en fazla ihracat yapılan bölgeler Avrupa Birliği ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika oldu. Hollanda, Almanya ve İtalya başlıca alıcılar arasında yer alırken, Katar ve BAE'den gelen talipler de dikkat çekti. Özellikle lüks yat segmentinde Türkiye'nin marka değerinin yükseldiği gözlemleniyor. Sektör temsilcileri, Türk mühendislik ve işçiliğinin yat sektöründe dünya standartlarının üzerinde olduğunu vurguluyor.
Değerlendirme ve öngörüler
Türkiye'nin gemi ve yat sektörü, küresel tedarik zincirindeki aksamalar ve artan maliyetlere rağmen ihracatını artırmayı başardı. Uzmanlar, bu başarının devamı için döviz kuru istikrarı ve finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğine işaret ediyor. Öte yandan, sektörün yerli üretim kapasitesini ve markalaşma çalışmalarını daha da ilerletmesi halinde hedeflenen 3 milyar dolar barajının aşılabileceği belirtiliyor. Sektörün Türkiye ekonomisine katkısı ve istihdam yaratma potansiyeli, bu alana yönelik kamu politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.