Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında kurulan Dijital Bağımlılık Araştırma Komisyonu'nda ifade veren gençler, eğitim hayatlarını olumsuz etkileyen alışkanlıklarını gözler önüne serdi. Komisyona katılan lise ve üniversite öğrencileri, geceleri bilgisayar oyunlarıyla geçirdikleri uzun saatler sonucunda derslerde uyukladıklarını, hatta bazılarının 'uyku felci' geçirdiğini dile getirdi. Komisyon üyelerinin sorularını yanıtlayan gençler, oyun bağımlılığının akademik performanslarını düşürdüğünü, sosyal hayattan kopardığını ve psikolojik sorunlara yol açtığını söyledi.
Uzmanlardan Kritik Uyarı: Dağınık Beyin Sendromu
Komisyona görüş bildiren psikiyatristler ve bağımlılık uzmanları, aşırı oyun oynamanın 'dağınık beyin sendromu' (digital brain fog) olarak adlandırılan bir duruma neden olduğunu vurguladı. Uzmanlara göre, sürekli ekrana maruz kalmak beynin ödül merkezini aşırı uyararak dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve hafıza sorunları yaratıyor. Ayrıca, oyunların hipnotik etkisiyle gençlerin gerçek dünyadan koparak sanal dünyaya hapsoldukları belirtiliyor.
Komisyon başkanı, yaptığı konuşmada, "Bu tablo, dijital çağın çocuklarımızın geleceğini nasıl tehdit ettiğini gösteriyor. Sadece eğitim değil, sağlık açısından da acil önlemler almalıyız" şeklinde konuştu. Özellikle pandemi döneminde artan ekran süresinin bu sorunu daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi.
Ailelere 'Ekransız' Öneriler
Uzmanlar, ailelere çocuklarının oyun alışkanlıklarını kontrol altına almaları için 'ekransız zaman' oluşturmalarını önerdi. Bu kapsamda, ailelerin yemek saatlerinde ve yatmadan en az bir saat önce tüm elektronik cihazları kapatması, çocukların açık havada vakit geçirmesini teşvik etmesi ve oyun sürelerine net sınırlamalar getirmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, okullarda dijital okuryazarlık ve bilinçli teknoloji kullanımı eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi önerildi.
TBMM Komisyonu'nun toplantısında, konuyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı temsilcilerinin de sunum yapması bekleniyor. Komisyonun, bağımlılıkla mücadele için yasal düzenlemeler ve farkındalık kampanyaları içeren bir rapor hazırlaması planlanıyor.
Öte yandan, bazı gençler ise oyun oynamanın kendileri için bir kaçış yolu olduğunu, stres ve kaygıdan uzaklaştırdığını savundu. Ancak uzmanlar, bu durumun bir bağımlılığa dönüşmemesi gerektiğini, oyunların bir eğlence aracı olarak sınırlı kaldığı sürece sorun olmadığını ifade etti.
Bağımlılıkla Mücadelede Yol Haritası
Türkiye genelinde yapılan araştırmalar, gençlerin ortalama günde 4-6 saatini oyunlarla geçirdiğini gösteriyor. Bu süre, hafta sonlarında 10 saate kadar çıkabiliyor. Uzmanlar, bu durumun obezite, uyku bozuklukları, depresyon ve anksiyete gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırladığını vurguluyor.
Komisyon toplantısında ayrıca, oyun şirketlerinin bu konudaki sorumluluğu da gündeme geldi. Oyunlarda yaş sınırlaması, süre sınırlayıcı uygulamalar ve ebeveyn kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiği üzerinde duruldu. Türkiye'nin bu alanda dünyada öncü bir yasal düzenleme yapması gerektiği ifade edildi.
Sonuç olarak, gece oyun oynayıp gündüz derste uyuyan gençlerin sayısı her geçen gün artarken, bu durumun sadece bireysel değil toplumsal bir sorun olduğu açıkça görülüyor. TBMM'nin bu konudaki çalışmaları, geleceğimizin teminatı olan gençleri dijital bağımlılıktan korumak adına umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu mücadelenin başarıya ulaşması için sadece devletin değil, ailelerin, okulların ve toplumun tüm kesimlerinin ortak çaba sarf etmesi gerekiyor.