Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 4 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan bina çökmesiyle ilgili hazırlanan nihai bilirkişi raporu savcılığa sunuldu. Raporda, çökmenin metro inşaatıyla doğrudan bir bağlantısı olmadığı, binanın eski bir dere yatağı üzerinde kontrolsüz dolgu zeminde yer aldığı ve zaman içinde yeraltı su hareketlerinin zeminde oynama yaparak yapıya zarar verdiği ifade edildi.
Bilirkişi raporunun detayları
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, 12 Şubat'ta meydana gelen olayın teknik nedenlerini ayrıntılı olarak ortaya koydu. Rapora göre, 7 katlı binanın temel sistemi yetersizdi ve zemin etüdü gerektiği gibi yapılmamıştı. Binanın inşa edildiği alan, yıllar önce dere yatağı olarak kullanılmış ve sonradan kontrolsüz şekilde doldurulmuştu. Yeraltı su seviyesindeki mevsimsel değişiklikler ve yağışlar, dolgu malzemenin zamanla sıkışmasına ve taşıma gücünü kaybetmesine neden oldu. Uzmanlar, bu tür zeminlerde yapılaşmanın ancak derin temel veya zemin iyileştirme yöntemleriyle mümkün olabileceğini, ancak burada böyle bir önlem alınmadığını vurguladı.
Metro inşaatı iddiaları
Olayın ardından bazı çevrelerde bina çökmesinin yakınlardaki metro inşaatı kazılarından kaynaklandığı yönünde iddialar ortaya atılmıştı. Ancak bilirkişi raporu, bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Metro inşaatı sahası ile çöken bina arasındaki mesafeyi ve kazı çalışmalarının jeoteknik etkilerini değerlendiren uzmanlar, herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığını belirtti. Raporda, metro kazılarının zemin destek sistemleri ile güvence altına alındığı ve çevredeki diğer yapılarda herhangi bir hasar tespit edilmediği kaydedildi.
Olay ve soruşturma süreci
Gebze'nin Hacı Halil Mahallesi'nde 12 Şubat sabahı meydana gelen çökmede, binada oturan aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetmiş, 2 kişi yaralanmıştı. Enkaz altında kalanlar kurtarma ekipleri tarafından çıkarılırken, olay büyük yankı uyandırmıştı. Soruşturma kapsamında bina sahibi, müteahhit ve belediye yetkilileri hakkında soruşturma başlatılmıştı. Nihai raporun savcılığa sunulmasıyla birlikte, adli sürecin önümüzdeki günlerde hızlanması bekleniyor.
Bu tür yapı felaketleri, Türkiye'de imar denetimi ve zemin etüdü konularındaki eksiklikleri bir kez daha gündeme taşıyor. Uzmanlar, özellikle eski dere yatakları ve alüvyon zeminlerde yapılacak yapıların, mutlaka derin temel ve zemin iyileştirme yöntemleri ile desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde benzer acı olayların yaşanma riski bulunuyor.