Gazze'de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle tedavi için yurt dışına çıkarılmayı bekleyen 22 bin hasta ve yaralı bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve yerel sağlık yetkililerinin verilerine göre, bu hastalar arasında kanser, diyaliz, kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olanlar ve savaşta yaralanan siviller yer alıyor. Ancak sınır kapılarının büyük ölçüde kapalı olması ve güvenlik endişeleri nedeniyle tahliyeler yetersiz kalıyor.
Sağlık Altyapısı Çökmüş Durumda
Gazze'deki hastanelerin çoğu hasar görmüş veya yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı nedeniyle hizmet veremiyor. DSÖ, bölgede sadece birkaç hastanenin kısmen çalıştığını, elektrik kesintileri ve su kıtlığı nedeniyle ameliyatların steril koşullarda yapılamadığını bildiriyor. Bu koşullar altında, yurt dışında tedavi edilmesi gereken hastaların sayısı her geçen gün artıyor.
Yerel sağlık yetkilileri, acil tahliye gerektiren vakaların başında kanser hastaları, böbrek yetmezliği olanlar, ciddi yanıklar ve uzuv kaybı yaşayan yaralıların geldiğini belirtiyor. Ancak Mısır'daki Refah Sınır Kapısı'nın düzensiz açılması ve İsrail'in güvenlik kontrolleri nedeniyle sadece sınırlı sayıda hasta çıkarılabiliyor. Son haftalarda yapılan tahliyelerin çoğu yalnızca yabancı pasaportu olanlara veya çifte vatandaşlara yönelik.
Uluslararası Kuruluşlardan Çağrılar
Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Gazze'den tıbbi tahliyelerin hızlandırılması için çağrıda bulunuyor. DSÖ Sözcüsü, "Sağlık sistemi tamamen çökmüş durumda. Binlerce insan basit enfeksiyonlar veya tedavi edilebilir hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor. Acil bir insani koridor açılmalı ve hastalar güvenli bir şekilde tahliye edilmeli" dedi. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil.
Mısır yetkilileri, Refah Sınır Kapısı'ndan günde yalnızca 50-100 kişinin geçişine izin verildiğini, bunun da ihtiyacın çok altında olduğunu belirtiyor. Katar ve Türkiye gibi ülkeler, yaralıların tedavisi için hastanelerinde yer ayırdıklarını açıklasa da, hastaların Gazze'den çıkarılması lojistik ve siyasi engeller nedeniyle gerçekleşemiyor.
Ekonomik ve İnsani Boyut
Gazze'deki sağlık krizi, bölgenin ekonomik çöküşünü de derinleştiriyor. Hastanelerin çalışamaması, sağlık çalışanlarının maaşlarını alamaması ve tıbbi malzeme tedarik zincirinin kopması, uzun vadede daha büyük bir insani felakete yol açabilir. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, tahliye edilen hastaların bile gidecekleri ülkelerde tedavi masraflarını karşılamakta zorlandığını, birçoğunun seyahat izni ve vize sorunlarıyla karşılaştığını rapor ediyor.
Uzmanlar, yurt dışına çıkarılmayı bekleyen 22 bin hastanın sadece bir kısmının kısa vadede tahliye edilebileceğini, geri kalanının ise yaşam mücadelesini Gazze'de vermeye devam edeceğini öngörüyor. Bu durum, uluslararası toplumun acil müdahalesini gerektiriyor. Ancak mevcut siyasi konjonktürde kapsamlı bir çözüm zor görünüyor.
Gazze'deki hasta ve yaralıların tahliyesi, sadece tıbbi bir mesele değil; aynı zamanda insani diplomasinin ve uluslararası hukukun sınandığı bir kriz. Bölgede ateşkes sağlanmadan ve sınır kapıları düzenli olarak açılmadan, bu insanların kaderi belirsizliğini koruyacak. Dünya kamuoyunun baskısı artsa da, sahada somut bir ilerleme kaydedilebilmiş değil.