İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 74'e yükseldi. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 35 kişinin daha yaşamını yitirdiği, toplam ölü sayısının 73 bin 74'e, yaralı sayısının ise 160 bin 170'e ulaştığı bildirildi. Saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de insani kriz derinleşirken, uluslararası toplumun ateşkes çağrıları sonuçsuz kalıyor.
Sivil kayıpların büyük çoğunluğu kadın ve çocuk
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'deki can kayıplarının yaklaşık yüzde 70'ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Saldırılarda 17 bin 500'den fazla çocuğun öldüğü tahmin edilirken, 33 binden fazla çocuk da yaralandı. İsrail ordusunun yoğun hava bombardımanı ve kara operasyonları nedeniyle Gazze'deki altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Hastaneler, okullar ve sivil yerleşim alanları hedef alınırken, 2 milyona yakın Filistinli yerinden edildi.
İnsani yardım engelleniyor, kıtlık tehlikesi büyüyor
Uluslararası yardım kuruluşları, İsrail'in Gazze'ye insani yardım girişini sistematik olarak engellediğini belirtiyor. Dünya Gıda Programı, Gazze'de nüfusun yüzde 80'inin akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu ve kıtlığın eşiğinde bulunduğunu açıkladı. Su ve sanitasyon tesislerinin büyük kısmı kullanılamaz hale gelirken, salgın hastalıklar yaygınlaşıyor. İsrail'in Refah sınır kapısını kontrol etmesi ve yardım tırlarının geçişine kısıtlama getirmesi, insani krizi daha da derinleştiriyor.
Uluslararası mahkemelerde soykırım davası sürüyor
Güney Afrika Cumhuriyeti'nin İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'nda (ICJ) açtığı soykırım davası devam ediyor. Aralık 2023'te başlatılan dava kapsamında mahkeme, İsrail'e soykırımı önleme ve insani yardıma izin verme yönünde ihtiyati tedbir kararları almıştı ancak bu kararların uygulanması sağlanamadı. Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama emri çıkardı. İsrail yönetimi ise bu suçlamaları reddederek operasyonlarının meşru olduğunu savunuyor.
14 aydır süren çatışmalar bölgeyi istikrarsızlaştırıyor
İsrail'in Gazze saldırıları, bölgesel çatışmaları da tetikledi. Lübnan Hizbullahı, Yemen'deki Husiler ve İran destekli gruplar, İsrail'e yönelik saldırılarını artırdı. İsrail ile Lübnan arasında Kasım 2024'te varılan ateşkese rağmen gerilim sürüyor. Bu süreçte İsrail, İran'ın askeri tesislerine de saldırılar düzenledi. Bölgedeki istikrarsızlık, küresel enerji fiyatlarını ve ticaret yollarını etkilerken, uluslararası toplumun kapsamlı bir barış planı oluşturamaması kaygı yaratıyor.
Gazze'deki insani felaket ve hukuksuzluk, uluslararası sistemin savaş suçları ve soykırım karşısındaki etkisizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Soykırımın önlenmesi ve insan haklarının korunmasına dair evrensel değerlerin kağıt üzerinde kalması, benzer trajedilerin gelecekte de yaşanabileceğine işaret ediyor. Kalıcı bir çözüm için İsrail'in işgal politikalarının sona ermesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerekiyor.