İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 386'ya çıktı. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 39 kişi daha yaşamını yitirdi. Saldırılarda ayrıca 167 bin 25 kişi yaralandı. Bakanlık, ölü ve yaralı sayısının artabileceğini, çünkü enkaz altında hala binlerce kişinin bulunduğunu belirtti.
Saldırıların Boyutu ve Sivil Kayıplar
Gazze'deki saldırılar, özellikle sivilleri hedef almasıyla uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ölenlerin yaklaşık %70'i kadın ve çocuklardan oluşuyor. İsrail ordusu, Hamas'ın silahlı kanadını etkisiz hale getirmek amacıyla hava saldırıları, topçu bombardımanı ve kara operasyonları düzenliyor. Ancak saldırılar sonucunda hastaneler, okullar ve sivil yerleşimler de vuruluyor. Gazze'deki altyapı büyük ölçüde tahrip olmuş durumda; elektrik, su ve iletişim hizmetleri kesintiye uğradı. İnsani yardım kuruluşları, bölgede ciddi bir insani kriz yaşandığını ve acil yardımın engellendiğini raporluyor.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
Saldırılar, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakerelerini de olumsuz etkiliyor. Hamas, İsrail'in saldırıları durdurmadığı sürece müzakerelere devam etmeyeceğini açıkladı. Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ateşkes çağrısı yapan karar tasarısını birçok kez görüştü ancak ABD'nin vetosu nedeniyle karar çıkarılamadı. Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail ve Hamas liderleri hakkında savaş suçu iddialarıyla soruşturma başlatmıştı. Bu süreçte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırıların Hamas'ın elindeki İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasına kadar süreceğini defalarca vurguladı. Rehine aileleri ise hükümeti anlaşma yapmaya zorlamak için protestolar düzenliyor.
Çatışmaların başladığı 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırıda yaklaşık 1.200 İsrailli hayatını kaybetmiş, 250'den fazla kişi rehin alınmıştı. İsrail'in devam eden operasyonları, 7 Ekim sonrası başlayan en yıkıcı savaşlardan biri olarak kayıtlara geçti. Gazze'deki ölüm sayısı, bölgede yaşanan diğer çatışmalarla karşılaştırıldığında orantısız şekilde yüksek. Ayrıca binlerce kişi, saldırılardan kaçarken yerinden edildi ve mülteci kamplarına sığındı. Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı, insani yardımın geçişi için kısmi olarak açıldı ancak kapasite yetersiz kalıyor.
Saldırıların bölgesel istikrarı tehdit ettiği, Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husilerin de İsrail'e yönelik misilleme saldırıları düzenlediği biliniyor. İran'ın bu gruplara desteği, savaşın geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. Uluslararası toplum, taraflara itidalli olma çağrısı yaparken, siyasi çözümün ancak iki devletli bir çerçevede mümkün olabileceği yineleniyor.
Bu tabloda, Gazze'deki insani durum her geçen gün daha da kötüleşiyor. Saldırıların sona ermesi ve kalıcı bir barışın sağlanması için uluslararası baskının artarak sürmesi kritik önem taşıyor. Aksi takdirde, bölgede daha fazla kan dökülmesi kaçınılmaz görünüyor.