İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 377'ye yükseldi. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 32 kişinin daha yaşamını yitirdiği, toplam can kaybının 73 bin 377 olduğu bildirildi. Aynı dönemde yaralı sayısı ise 168 bin 902'ye ulaştı. Saldırılarda çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere binlerce sivil hayatını kaybetti, Gazze'deki altyapı büyük ölçüde tahrip oldu.
Saldırıların Boyutu ve Sivil Kayıplar
İsrail'in hava, kara ve denizden gerçekleştirdiği saldırılar, Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar geniş bir alanda etkili oldu. Özellikle Refah, Han Yunus ve Gazze kentinde yoğunlaşan çatışmalar, sivil halkı zor durumda bıraktı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'de yerinden edilen insan sayısı 1 milyon 900 bini aştı. İnsani yardım kuruluşları, bölgede gıda, su ve tıbbi malzeme sıkıntısının had safhada olduğunu belirtiyor. Saldırılarda hastaneler, okullar ve camiler de hedef alınırken, sivil altyapının büyük bölümü kullanılamaz hale geldi.
Uluslararası Tepkiler ve Ateşkes Çabaları
Gazze'deki insani felaket, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Birçok ülke ve sivil toplum örgütü, İsrail'i savaş suçu işlemekle suçluyor. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri ise henüz somut bir sonuç vermedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın tamamen yok edilmesi hedefini yinelerken, uluslararası toplumun ateşkes çağrıları ise karşılık bulmadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı talepleri ise İsrail'in müttefiki ABD tarafından defalarca veto edildi. Bu durum, insani ateşkesin sağlanmasını engelliyor.
Öte yandan, Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail aleyhine açılan soykırım davası devam ediyor. Güney Afrika'nın açtığı davada, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal ettiği iddia ediliyor. UAD'nin aldığı ihtiyati tedbir kararlarına rağmen, İsrail saldırılarını sürdürüyor. Bu durum, uluslararası hukukun etkinliğini tartışmaya açıyor.
Bölgedeki çatışmanın ekonomiye etkileri de büyük oldu. Gazze'nin zaten kırılgan olan ekonomisi tamamen çöktü. İşsizlik oranı %80'i aşarken, yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı %90'a ulaştı. Saldırılar nedeniyle tarım arazileri ve balıkçılık faaliyetleri olumsuz etkilendi. Ayrıca, ticari faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, bölge ekonomisinin toparlanmasını uzun vadede zorlaştıracak.
Gazze'deki insani kriz, bölge ülkelerinde de ekonomik ve sosyal yansımalara yol açtı. Mısır, Ürdün ve Lübnan gibi komşu ülkeler, mülteci akını ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya. Bu ülkeler, ekonomik dengeleri üzerinde ek bir yük oluştuğunu belirtiyor. Ayrıca, İsrail ile ticari ilişkileri olan ülkeler, siyasi baskılar nedeniyle ekonomik kararlarını gözden geçirmek zorunda kalıyor.
Sonuç olarak, Gazze'deki saldırılar sadece insani bir trajedi değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel istikrarı tehdit eden büyük bir krizdir. Can kaybının her geçen gün arttığı bu ortamda, uluslararası toplumun etkili bir çözüm bulması artık bir zorunluluktur. Aksi takdirde, daha derin bir çatışma ve kaos kaçınılmaz olacaktır.