Gazze'de İsrail saldırıları sonucu oluşan 61 milyon ton enkaz, yardım çalışanları için devasa bir temizlik operasyonunu gerektiriyor. Yıkıntılar altında 10 binden fazla ceset olduğu tahmin edilirken, bölgede patlamamış bombaların varlığı operasyonu daha da tehlikeli hale getiriyor. Bu durum, modern tarihin en büyük enkaz temizleme işlerinden biri olarak nitelendiriliyor ve hem insani hem de ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğuruyor.
Enkazın Boyutu ve Temizlik Çalışmaları
Gazze Şeridi'nde aylardır süren çatışmalar sonucu 61 milyon ton moloz ve yıkıntı birikti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu miktar New York'taki Central Park'ı 10 metre yüksekliğinde doldurabilecek kadar büyük. Yardım kuruluşları, enkazın kaldırılması için yıllar sürebilecek bir çalışma başlattı. Ancak operasyon, hem fiziksel hem de güvenlik açısından zorluklarla dolu.
Enkaz altında kalan 10 bin ceset, hem aileler için hem de kamu sağlığı için risk oluşturuyor. Cesetlerin çıkarılması, kimlik tespiti ve defin işlemleri için özel ekipler görev yapıyor. Ancak patlamamış bombalar, çalışanların can güvenliğini tehdit ediyor. Şu ana kadar enkaz kaldırma çalışmalarında çok sayıda kişi yaralandı veya hayatını kaybetti.
Patlamamış Bombalar ve Güvenlik Riskleri
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında kullanılan bombaların yaklaşık %10'unun patlamadığı ve enkaz altında kaldığı belirtiliyor. Bu bombalar, temizlik çalışmaları sırasında büyük tehlike arz ediyor. Uzmanlar, patlamamış mühimmatın temizlenmesi için özel eğitimli ekiplere ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Ancak bölgede yeterli sayıda bomba imha uzmanı bulunmuyor.
Birleşmiş Milletler Mayın Eylem Servisi (UNMAS), Gazze'de patlamamış bombaların temizlenmesi için acil destek çağrısı yaptı. UNMAS yetkilileri, bu operasyonun en az 10 yıl sürebileceğini ve milyarlarca dolar maliyet gerektireceğini tahmin ediyor. Ayrıca, enkazın altında kalan kimyasal ve biyolojik atıkların çevre ve halk sağlığı üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceği belirtiliyor.
Ekonomik ve İnsani Boyut
Enkaz temizliği, Gazze ekonomisi için de büyük bir yük. Dünya Bankası'nın raporuna göre, savaşın Gazze'de yol açtığı altyapı hasarı 18,5 milyar doları aştı. Enkazın kaldırılması ve yeniden inşa süreci, uluslararası yardıma bağlı. Ancak mevcut insani yardımlar, ihtiyacın çok altında kalıyor.
Yardım çalışanları, enkaz altında kalan binlerce cesedi çıkarmak için zamana karşı yarışıyor. Cesetlerin çoğu, aileler tarafından tanınamayacak durumda. Bu durum, kimlik tespiti için DNA testlerini zorunlu kılıyor. Ancak Gazze'de laboratuvar imkanları yetersiz.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Gazze'deki enkaz temizliği için 500 milyon dolarlık acil fon çağrısı yaptı. Ancak şu ana kadar toplanan miktar 50 milyon doları geçmedi. Yardım kuruluşları, dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için çeşitli kampanyalar düzenliyor.
Gelecek Perspektifi
Gazze'deki enkaz sorunu, sadece fiziksel bir temizlik meselesi değil; aynı zamanda travma, yas ve adalet arayışını da içeriyor. Enkaz altında kalan anılar, hayatlar ve umutlar, bu operasyonun duygusal yükünü artırıyor. Uzmanlar, temizlik çalışmalarının psikolojik destekle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, enkazın kaldırılması sırasında ortaya çıkacak molozun nasıl bertaraf edileceği de bir sorun. Çevre kirliliğini önlemek için molozun geri dönüştürülmesi veya güvenli bir şekilde depolanması gerekiyor. Ancak Gazze'de bu tür tesisler bulunmuyor.
Sonuç olarak, Gazze'deki 61 milyon ton enkaz, sadece savaşın fiziksel yıkımını değil, aynı zamanda insani ve ekonomik çöküşü de gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun acil ve koordineli bir şekilde harekete geçmesi, bu devasa sorunun üstesinden gelmek için şart. Aksi takdirde, enkaz altında kalan cesetler ve patlamamış bombalar, yıllarca Gazze halkının kâbusu olmaya devam edecek.