İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze Şeridi'nden Filistinlilerin sürgün edilmesini öngören planın iptal edilmediğini, yalnızca şimdilik dondurulduğunu açıkladı. Katz, İsrail Göç İdaresi’nin Filistinlileri deniz ve hava yoluyla bölgeden çıkarmaya hazır olduğunu belirtti. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti.
Planın Ayrıntıları ve İsrail'in Hazırlıkları
Katz, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze'den 'gönüllü sürgün' olarak adlandırılan planın askıya alındığını ancak tamamen rafa kaldırılmadığını vurguladı. Bu plan, Hamas'ın 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail'in başlattığı askeri operasyonların bir parçası olarak gündeme gelmişti. İsrailli bakan, Göç İdaresi'nin (veya Reshut HaHagira) bu süreçte aktif rol alması için gerekli hazırlıkları tamamladığını ifade etti.
Yisrael Katz, açıklamasında, İsrail'in Filistinlilerin Gazze'den çıkarılması için hava ve deniz yollarını kullanmayı planladığını belirterek, bu operasyonun insani koşullar göz önünde bulundurularak yürütüleceğini ima etti. Ancak bu tür bir plan, Birleşmiş Milletler ve birçok ülke tarafından uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriliyor ve etnik temizlik olarak nitelendiriliyor.
Hamas Liderlerinin Durumu ve Orduya Yönelik Hedefler
Katz, ayrıca Hamas'ın üst düzey isimlerine yönelik suikastların süreceğini belirterek, İsrail ordusunun Gazze'deki askeri varlığını artıracağını duyurdu. İsrail'in savaş hedeflerinin arasında Hamas'ın askeri kanadının yok edilmesi ve rehinelerin kurtarılması bulunuyor. Son haftalarda İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesine yeniden kara operasyonu başlatmıştı.
Bununla birlikte, sürgün planının dondurulması, İsrail hükümeti içindeki aşırı sağcı koalisyon ortaklarını hayal kırıklığına uğrattı. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, daha önce yaptıkları açıklamalarda, Gazze'deki Filistinli nüfusun azaltılmasını açıkça savunmuştu. Katz'ın son açıklaması, bu kesimlerin planın geri döneceğine dair umutlarını tazelemiş görünüyor.
Uluslararası Tepkiler ve İnsan Hakları Endişeleri
Sürgün planı, uluslararası toplumdan sert tepkiler alıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, daha önce yaptığı açıklamalarda, Gazze'den zorla göç ettirmenin savaş suçu olabileceğini vurgulamıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar da, İsrail'i Gazze'de soykırım yapmakla suçluyor.
Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkeler, Filistinlilerin topraklarından sürülmesine karşı çıkıyor ve bu durumun bölgesel istikrarı tehdit edeceğini belirtiyor. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı da İsrail'in bu tür planlarını kınayan bildiriler yayımladı.
İsrail ise planın 'gönüllü' olduğunu savunuyor ve Filistinlilerin kendi istekleriyle bölgeden ayrılabileceğini öne sürüyor. Ancak Filistinli yetkililer ve uluslararası hukuk uzmanları, savaş koşullarında yapılan bu tür çağrıların gönüllülük esasına dayanmadığını, insanların zorla yerinden edilmesine yol açtığını ifade ediyor.
Gazze'deki insani durum giderek kötüleşiyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'deki nüfusun yüzde 85'inin yerinden edildiğini ve acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunu açıkladı. İsrail'in sınırlı insani yardım girişine izin vermesi, bölgede açlık ve salgın hastalık riskini artırıyor.
Sonuç olarak, İsrail Savunma Bakanı'nın açıklamaları, savaşın uzun vadeli hedefleri konusunda endişeleri artırıyor. Uluslararası toplumun bu konudaki baskısı sürerken, İsrail hükümeti içindeki sağ kanadın etkisi, planın yeniden gündeme gelmesi ihtimalini güçlendiriyor. Bu durum, bölgede kalıcı bir barışın tesisini daha da zorlaştırıyor.