İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının üçüncü yılında, iki çocuğuyla birlikte yedi kez yerinden edilen anne Amal Alabadla, yaşadıklarını Hürriyet'e anlattı. Saldırıların başladığı gün dünyaya gelen oğlu Muhammed şimdi üç yaşında. Amal, çadırda yaşam mücadelesi verirken dünyaya seslendi: "Gördüğünüz her rakamın arkasında bir insan var."
Bomba Sesleriyle Gelen Bir Doğum
Amal Alabadla, oğlu Muhammed'i dünyaya getirdiğinde Gazze'de siren sesleri ve patlama gürültüleri vardı. Üç yıl önce, İsrail'in yoğun saldırıları altında doğum yaptı. O günü şöyle anlatıyor: "Muhammed'in ilk ağlaması bombaların sesine karıştı. Onu kucağıma aldığımda hastane pencereleri titriyordu. O günden beri barışı hiç görmedi."
Amal, eşi ve iki çocuğuyla birlikte defalarca evini terk etmek zorunda kaldı. Yedi kez yer değiştirdiler. Son olarak Refah'ta bir çadırda yaşıyorlar. Çadırda su, elektrik ve temel gıda sıkıntısı had safhada. Amal, "Çocuklarım için her gün kuyrukta su bekliyorum. Muhammed üç yaşında ama daha hiç oyuncağı olmadı. En büyük oyuncağı taşlarla oynamak" diyor.
Yedi Kez Yerinden Edilen Bir Aile
Amal Alabadla, Gazze'nin kuzeyinden güneyine sürüklenen yüz binlerce Filistinliden biri. İlk olarak Gazze Şehri'ndeki evlerini terk ettiler. Ardından Han Yunus'a, sonra Refah'a, sonra da El-Mawasi'ye sığındılar. Her seferinde daha kötü koşullarla karşılaştılar. Amal, "Bir gecede her şeyimizi kaybettik. Çocuklarımın kıyafetleri, anılarımız, kimliğimiz... hepsi enkaz altında kaldı" ifadelerini kullanıyor.
Kızı Leyla (5) ve oğlu Muhammed (3) ile hayatta kalma mücadelesi veren Amal, çadırda yaşamanın zorluklarını şöyle anlatıyor: "Kışın soğuktan, yazın sıcaktan kavruluyoruz. Geceleri bombaların sesiyle uyanıyoruz. Çocuklarım artık uçak sesinden korkmuyor, çünkü alıştılar. Bu en acı olanı."
Dünyaya Çağrı: Rakamların Ardındaki İnsanlar
Uluslararası kuruluşların verilerine göre, Gazze'de son üç yılda 15 binden fazla çocuk hayatını kaybetti. Binlercesi yaralandı, yetim kaldı. Amal Alabadla, bu rakamların her birinin bir hikaye olduğunu vurguluyor: "Dünya sadece sayılara bakıyor. Oysa her sayı bir anne, bir baba, bir çocuk. Muhammed gibi binlerce çocuk var. Onlar da barışı hiç görmedi."
Amal, uluslararası topluma seslenerek, "Artık yeter. Çocuklarımızın geleceği yok. Sadece bir an önce ateşkes ve kalıcı barış istiyoruz. İnsanların ölmemesi için dua ediyoruz" dedi.
İnsani Kriz Derinleşiyor
Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze'de nüfusun %80'i yerinden edilmiş durumda. Sağlık sistemi çökmüş, temiz suya erişim yok denecek kadar az. Çocukların %90'ı travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor. Amal Alabadla gibi anneler, çocuklarını korumak için her gün hayatta kalma savaşı veriyor.
İsrail'in saldırıları üçüncü yılına girerken, uluslararası kamuoyu hâlâ kalıcı bir çözüm üretemedi. Amal, "Biz sadece insanca yaşamak istiyoruz. Muhammed'in ilk doğum gününü çadırda kutladık. İkincisini de. Üçüncüsünde de aynı çadırdayız. Yeter artık" diyerek sözlerini tamamladı.
Gazze'deki insani kriz her geçen gün derinleşirken, Amal Alabadla'nın hikayesi, savaşın en savunmasız mağdurları olan çocukların ve annelerin sesi oluyor. Dünya, bu sesi duymak zorunda.