Gazze Şeridi'nde İsrail ablukası ve devam eden çatışmalar, sağlık sistemini tamamen çökme noktasına getirdi. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, bölgede yaşanan insani durumu 'sessiz felaket' olarak nitelendiriyor. Kronik hastalar ilaç ve tıbbi malzemeye erişemeden yaşam savaşı verirken, sağlık çalışanları büyük bir özveriyle hizmet vermeye çalışıyor. Bakanlık, acil uluslararası müdahale çağrısında bulunuyor.
Gazze'deki sağlık kurumları, yıllardır süren abluka ve son dönemde artan çatışmaların etkisiyle büyük bir krizle karşı karşıya. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, temel ilaçların listesinde yer alan ilaçların yüzde 60'ı stoklarda yok. Tıbbi sarf malzemeleri ve acil müdahale ekipmanları da ciddi şekilde azalmış durumda. Bu durum, özellikle diyaliz, kanser ve kalp hastaları gibi kronik rahatsızlığı olan bireyleri olumsuz etkiliyor.
Kronik Hastalar Çaresiz
Diyaliz merkezleri, hastaları haftada üç kez tedavi edebilmek için yeterli filtrasyon cihazına sahip değil. Kanser hastaları kemoterapi ilaçlarına erişemezken, insülin ve tiroid ilaçları gibi temel ilaçlar da tükenmiş durumda. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu durumun binlerce hastanın yaşamını tehdit ettiği vurgulanıyor. Özellikle çocuklarda yetersiz beslenme ve aşı eksikliği nedeniyle salgın hastalık riski de artıyor.
Gazze'deki hastaneler aynı zamanda elektrik ve temiz su sıkıntısıyla da boğuşuyor. Jeneratörler için yakıt bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Bu da yoğun bakım üniteleri ve ameliyathanelerin çalışmasını tehlikeye atıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yetkilileri, bölgedeki durumun artık bir 'insan hakları krizi' boyutuna ulaştığını belirtiyor.
Uluslararası Toplumun Sessizliği
Uluslararası toplumun, Gazze'deki sağlık krizine yönelik tepkisi yetersiz kalıyor. Birçok insani yardım kuruluşu, ablukanın kaldırılması ve tıbbi malzeme sevkiyatının serbest bırakılması çağrısı yapıyor. Ancak siyasi çekişmeler, yardımların önünde engel oluşturuyor. Gazze'deki sağlık çalışanları, yaptıkları açıklamalarda, uluslararası toplumun bu sessiz felakete kayıtsız kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade ediyor.
İsrail'in abluka politikası, 2007 yılından bu yana kesintisiz olarak devam ediyor. Mısır'ın Refah Sınır Kapısı zaman zaman açılsa da, bu durum kalıcı bir çözüm sağlamıyor. Filistinli yetkililer, bölgeye uygulanan bu kısıtlamaların insanlık dışı olduğunu ve sağlık sistemini çökerttiğini ifade ediyor.
Bağımsız Değerlendirme
Gazze'deki sağlık krizi, yalnızca Filistin'in değil, tüm bölgenin insani güvenliğini tehdit eden ciddi bir durumdur. Abluka altında yaşamak zorunda kalan sivil halkın temel sağlık hizmetlerine erişimi, uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınmış bir haktır. Bu hakkın ihlali, sadece bireysel acılara yol açmaz; aynı zamanda toplumsal istikrarı da bozar. Bu nedenle, uluslararası toplumun harekete geçmesi ve insani yardım koridorlarının açılması için diplomatik çözümler üretmesi zorunludur. Aksi takdirde, Gazze'deki sağlık sistemi tamamen çökerek daha büyük bir felakete dönüşebilir.