Gazze Şeridi'nde İsrail'in saldırıları ve ablukası nedeniyle sağlık sistemi çökmüş durumda. Son raporlara göre, bölgede gerekli ilaç ve tedavi imkânlarının yetersizliği yüzünden her gün en az 3 kanser hastası hayatını kaybediyor. Bu trajedi, yalnızca bugünün değil, yıllardır süren insanlık dramının bir parçası. 3 yıl önce bir enkaz altından çıkarılan kanser hastalarının hikâyesi, o günlerde umut olmuştu; ancak bugün hâlâ tedaviye erişim sağlanamıyor.
Kanser Hastalarının Çığlığı: İlaç ve Tedavi Yokluğu
Gazze'deki hastaneler, onkoloji bölümlerinde ciddi ilaç sıkıntısı çekiyor. Kemoterapi ilaçları, ağrı kesiciler ve bazı temel tıbbi malzemeler neredeyse yok denecek kadar az. Her gün üç kanser hastasının yaşamını yitirdiği bildirilirken, bu sayının daha da artabileceği endişesi taşınıyor. Doktorlar, hastaların yüzde 70'inin tedavi için yurtdışına sevk edilmesi gerektiğini, ancak İsrail'in seyahat izinlerini büyük ölçüde kısıtladığını belirtiyor.
Hasta yakınları, çaresizlik içinde imkânsız şartlarda tedavi arayışına devam ediyor. Kimi zaman karaborsadan temin edilen ilaçlar, yanlış kullanım nedeniyle hastaların durumunu daha da kötüleştiriyor. Özellikle çocuk kanser hastaları, bu durumdan en fazla etkilenen grup olarak öne çıkıyor.
3 Yıl Önceki Enkazdan Çıkan Hastaların Dramı
2023 yılında meydana gelen bir saldırının ardından, enkaz altından çıkarılan kanser hastaları, dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Bu hastaların bir kısmı, o dönemde medyanın da etkisiyle geçici olarak tedavi edilmişti; ancak bugün bu hastaların çoğu, yeniden sağlık hizmetine erişememekten şikâyetçi. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze'de kanser hastalarının yaşam süresi, yetersiz sağlık hizmetleri nedeniyle ciddi şekilde kısalmakta. Özellikle meme, akciğer ve lösemi gibi yaygın kanser türlerinde ölüm oranları çok yüksek.
Sivil toplum kuruluşları ve insani yardım örgütleri, Gazze'ye kanser ilacı götürmek için sürekli girişimlerde bulunuyor. Ancak İsrail'in ablukası ve sınır kapılarının zaman zaman kapatılması, bu yardımların ulaşmasını engelliyor. Son olarak Mısır üzerinden gönderilen bazı ilaçlar, sınırlı miktarda kaldığı için ancak az sayıda hastaya yetiyor.
Uluslararası Toplumun Sessizliği
Gazze'deki kanser hastalarının yaşadığı bu insani trajedi, dünya tarafından adeta görmezden geliniyor. Uluslararası kuruluşlar, insan hakları örgütleri ve bazı devletler İsrail'in bu tutumunu kınarken, somut adımlar atılmıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, son yaptığı açıklamada, 'Kanser hastaları için acil koridor açılması' çağrısında bulundu. Bakanlık, 'Her geçen gün artan ölümler, uluslararası toplumun sessiz kalmasıyla daha da derinleşiyor' ifadelerini kullandı.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Gazze'de yaklaşık 50 bin kişi kanserle mücadele ediyor ve bu sayı her yıl artıyor. Ancak mevcut sağlık altyapısı, bu hastaların ancak çok küçük bir kısmına tedavi imkânı sunabiliyor. Tedavi edilemeyen hastaların büyük bir bölümü, acı içinde evlerinde ölümü bekliyor.
Gazze'de Sağlık Sistemi Çöküşün Eşiğinde
Gazze'deki hastaneler, sadece kanser hastaları için değil, tüm hastalar için yetersiz durumda. Jeneratörlerin yakıtı için gerekli olan elektrik sıkıntısı, tıbbi cihazların çalışmasını engelliyor. Ameliyatlar, çoğu zaman elektrik kesintisi nedeniyle yapılamıyor. Sağlık çalışanları, ücretlerini alamadıkları için görevlerini bırakmanın eşiğinde. Bu durum, sağlık hizmetlerinin tamamen çökmesine yol açabilir.
Bölgedeki insani yardım kuruluşları, Gazze'nin sağlık sistemi yeniden yapılandırılmadan ve abluka kaldırılmadan, bu dramın devam edeceği konusunda uyarıyor. Kanser hastalarının tedavisi için öncelikle insani koridorların açılması ve uluslararası toplumun acil müdahalede bulunması gerekiyor.
Bu tablo, yalnızca Filistin halkının değil, tüm insanlığın vicdanını sınıyor. Her gün üç kişinin ölümüne şahitlik edilirken, siyasi çekişmelerin gölgesinde insani değerlerin yok olması, üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken bir durumdur. Umut, hiçbir zaman tamamen yitirilmemeli; ancak insanlık onuru korunmadığı sürece, bu trajedi bir tekrar olmaktan öte gitmeyecektir.