Gazze Şeridi'nde yaklaşık üç yıl önce İsrail'in düzenlediği saldırıda enkaz altında kalarak yaşamını yitiren 308 Filistinli'den 112'si, önceki gün düzenlenen toplu cenaze töreniyle toprağa verildi. Bu, kent tarihinin en büyük toplu cenaze törenlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Filistinli yetkililer, kimlik tespiti yapılan cenazelerin ailelerine teslim edildiğini, kalanların ise yakınları bulununcaya kadar geçici mezarlıkta saklanacağını belirtti. Saldırının izleri hâlâ silinmemişken, gözler uluslararası toplumun Gazze'deki insani krize karşı tutumuna çevrildi.
Yıllar Sonra Gelen Adalet Arayışı
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, 2022 yılında düzenlenen hava saldırısında yıkılan bir binanın enkazında 308 kişinin cesedi bulunmuştu. Yaklaşık üç yıl süren kimlik tespit çalışmalarının ardından, ölenlerden 112'sinin kimliği doğrulanabildi ve ailelerine teslim edildi. Cenaze törenine katılan binlerce Filistinli, hayatını kaybedenler için dua etti ve İsrail'e tepki gösterdi. Törende konuşan Gazze'deki hükümet yetkililerinden İsmail el-Tavil, "Bu şehitler, üç yıldır toprak altında beklediler. Aileleri ise acılarını hiçbir zaman dinmedi. Bugün onları son yolculuklarına uğurlamanın hüznünü yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kimlik Tespit Çalışmaları ve Ailelerin Bekleyişi
Enkazdan çıkarılan cesetlerin kimlik tespiti, Gazze'deki adli tıp ekipleri ve uluslararası kuruluşların desteğiyle yürütüldü. DNA testleri ve diş kayıtları sayesinde bazı cenazeler teşhis edilirken, bazılarının kimliği hâlâ belirlenemedi. Kimliği belirlenemeyen 196 kişinin, aileleri başvurana kadar Gazze'deki geçici mezarlıkta saklanacağı açıklandı. Aileler, yakınlarının akıbetini öğrenmek için günlerdir hastanelerin önünde bekliyor. Sahada çalışan insan hakları örgütleri, kimlik tespit sürecinin yavaş ilerlediğine dikkat çekerek uluslararası topluma daha fazla destek çağrısında bulundu.
Uluslararası Toplumun Sessizliği
Gazze'de yaşanan bu acı olay, uluslararası toplumun Filistin sorununa bakışını bir kez daha gündeme getirdi. BM verilerine göre, son beş yılda Gazze'de 6 binden fazla Filistinli İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Ancak uluslararası toplum, İsrail'in saldırılarına yönelik etkili bir yaptırım kararı almadı. İnsan hakları örgütleri, bu tablonun "cezasızlık" kültürünü pekiştirdiğini vurguluyor. Gazze'deki sivil toplum kuruluşları, yaşanan toplu mezar vakalarının savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırının "militanlara yönelik" olduğu ve mevcut uluslararası hukuka uygun yürütüldüğü savunuldu. Ancak bu açıklamalar, bölgedeki gerilimi azaltmaya yetmiyor. Filistinli yetkililer ise, yaşananların bir "soykırım" olduğunu ve uluslararası mahkemelerde hesap sorulacağını ifade ediyor.
Gazze'deki toplu cenaze töreni, bölgedeki insani dramın derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yaklaşık üç yıl toprak altında bekleyen 112 kişinin naaşı, ailelerine teslim edildi; ancak 196 kayıp için bekleyiş devam ediyor. Bu durum, Filistinlilerin yaşadığı acının sadece bir kesitini oluşturuyor. Uzmanlar, uluslararası toplumun Gazze'deki krize yönelik kalıcı bir çözüm bulmadığı sürece benzer trajedilerin yaşanacağına dikkat çekiyor. Bölgede barış ve adaletin tesisi için taraflar arasında diyaloğun şart olduğu, ancak bu diyaloğun ancak hakkaniyete dayalı bir çerçevede mümkün olabileceği ifade ediliyor.