İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının ardından bölgede yaşanan yakıt krizi, sağlanan ateşkese rağmen derinleşerek sürüyor. İsrail'in Gazze'ye yeterli miktarda yakıt girişine izin vermemesi, yerel halkı alternatif çözümler aramaya itiyor. Orta kesimdeki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda yaşayan Filistinliler, plastik atıkları yakıta dönüştüren ilkel düzenekler kurarak hem ısınma hem de ulaşım ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Bu yaratıcı ancak riskli yöntem, bölgedeki insanlık dramını ve uluslararası toplumun acil müdahale çağrılarını bir kez daha gündeme getiriyor.
Plastik Atıklardan Yakıt Üretimi: Nasıl Çalışıyor?
Gazze'deki Filistinliler, piroliz adı verilen ve plastiğin oksijensiz ortamda yüksek sıcaklıkta ısıtılmasıyla sıvı yakıt elde edilen bir yöntemi kullanıyor. Nuseyrat'ta kurulan düzenekler, metal varillerden ve hurda parçalardan oluşuyor. Plastik poşetler, şişeler ve diğer atıklar varillere dolduruluyor, alttan ateşleniyor. Oluşan gaz, soğutma sistemiyle yoğunlaştırılarak dizel benzeri bir yakıta dönüştürülüyor. Bu yöntem, bölgedeki kısıtlı imkânlarla hayatta kalma mücadelesinin bir sembolü haline geldi.
Kamplarda yaşayanlardan Muhammed el-Umari, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yakıt bulamadığımız için arabalarımızı çalıştıramıyoruz, evlerimizi ısıtamıyoruz. Bu yöntemi bulduk; tehlikeli ama bize göre çare bu. Plastik toplamak için her gün kilometrelerce yürüyoruz" dedi. el-Umari'nin komşusu Ebu Ahmed ise, "Bu düzenekler patlayabilir ya da zehirli gazlar yayabilir. Ancak çaresiziz. İsrail bize ne doğalgaz ne de benzin bıraktı" ifadelerini kullandı.
Yakıt Krizi ve İsrail'in Ablukası
İsrail, 7 Ekim'de başlayan ve uzun süren çatışmaların ardından sağlanan ateşkese rağmen, insani yardım malzemeleri ve yakıtın Gazze'ye girişine yönelik kısıtlamalarını sürdürüyor. BM ve yardım kuruluşları, Gazze'de yakıt sıkıntısının hastaneler, su arıtma tesisleri ve fırınlar gibi temel altyapıyı felç ettiğini belirtiyor. İsrail ise, yakıtın Hamas tarafından askeri amaçlarla kullanılacağını öne sürerek kısıtlamaları haklı çıkarıyor. Ancak bu durum, Gazze'deki 2 milyondan fazla sivili derinden etkiliyor.
Ateşkesin ardından bir miktar iyileşme yaşandığına dair umutlar olsa da, Gazze'ye giren yakıt miktarı, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Sınır kapılarından geçen tankerler, kampların ihtiyacını karşılamaktan uzak. Bu da mevcut yakıt karaborsasını tetikliyor ve litre fiyatı aşırı yükseliyor. Bir litre benzinin 20 dolara kadar çıktığı bölgede, halkın çoğu bu fiyatları karşılayamıyor.
Uluslararası Toplumun Tepkisi ve Çözüm Çağrıları
BM Genel Sekreteri António Guterres, yaptığı son açıklamada Gazze'deki durumun "insanlık dışı" olduğunu belirterek, yakıt ve insani yardım sevkiyatına tam destek verilmesi çağrısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de, yakıt sıkıntısı nedeniyle iki büyük hastanenin hizmet dışı kaldığını, diğerlerinin ise jeneratörler için yetersiz yakıtla çalıştığını açıkladı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail'i "cezalandırma" politikalarına son vermeye çağırdı.
Bu sırada, bölgedeki Filistinliler, plastik atıklardan yakıt üretiminin çevreye yaydığı toksik gazlar ve artan yangın riski nedeniyle ek sağlık sorunlarıyla da karşı karşıya. Çevre uzmanları, bu tür ilkel yöntemlerin uzun vadede bölgede ciddi çevresel tahribatlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ancak halk, hayatta kalmak için bu yöntemlere başvurmak durumunda.
Bağımsız Değerlendirme
Gazze'deki bu dramatik çözüm arayışı, uluslararası toplumun ve bölgesel aktörlerin Gazze'ye yönelik politikalarının ne kadar yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor. Filistinlilerin kendi kendine yetme çabaları takdire şayan olsa da, bu durumu zorunlu kılan koşulların ortadan kaldırılması esas sorumluluktur. Kalıcı bir siyasi çözüm ve insani yardım koridorlarının güvenli açılması, bu insanların normal yaşamlarına dönmeleri için şarttır. Plastikten yakıt üretmek, geçici bir nefes borusu olmaktan öteye gidemez; asıl mesele, İsrail'in uyguladığı ablukanın ve kısıtlamaların kaldırılmasıdır.