Gazze Şeridi, İsrail'in 2023'te başlattığı geniş çaplı askeri operasyonların ardından üç yıldır elektrikten yoksun bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Yaklaşık 2 milyon Filistinli, ateşkes anlaşmasına rağmen hala temel elektrik altyapısına erişemiyor. Bölgedeki enerji krizi, gıda ve su kıtlığıyla birleşerek insani felaketi derinleştiriyor.
Elektrik kesintisi hayatı felç etti
Gazze'de elektrik altyapısı, İsrail saldırılarında büyük ölçüde tahrip oldu. Enerji santralleri, iletim hatları ve trafo merkezleri kullanılamaz hale gelirken, yeniden yapım için gerekli malzeme ve ekipman abluka nedeniyle bölgeye giremiyor. Ateşkes sonrası kısmi iyileştirme çalışmaları başlasa da, günde yalnızca 2-3 saat elektrik verilebiliyor. Bu durum, hastanelerdeki tıbbi cihazların çalışmasını, su pompalarının işletilmesini ve gıdaların soğutulmasını imkansız kılıyor.
- Hastaneler, jeneratör yakıtı olmadığında kritik hastaları kaybetme riskiyle karşı karşıya
- Su arıtma tesisleri çalışamadığı için salgın hastalıklar yaygınlaşıyor
- Balıkçılar ve çiftçiler üretim yapamazken, temel gıda maddelerine erişim zorlaşıyor
Uluslararası yardımlar yetersiz kalıyor
Birleşmiş Milletler ve çeşitli yardım kuruluşları, Gazze'ye acil elektrik jeneratörü ve yakıt ulaştırmaya çalışsa da, bu yardımlar bölgenin ihtiyacının yalnızca yüzde 10'unu karşılıyor. İsrail'in uyguladığı abluka ve sınırlı geçiş noktaları, insani yardımların girişini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Bağımsız değerlendirme: Krizin çözümü için acil diplomatik adımlar gerekiyor
Gazze'deki elektrik krizi, yalnızca teknik bir sorun değil, aynı zamanda siyasi irade eksikliğinin bir sonucudur. Uluslararası toplum, İsrail üzerinde baskı kurarak ablukanın kaldırılmasını ve bölgeye enerji altyapısı için gerekli malzemelerin girişine izin verilmesini sağlamalıdır. Aksi takdirde, üç yıldır süren bu karanlık, daha büyük bir insani felakete yol açabilir.