İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik başlattığı yıkıcı saldırıların ilk günlerinde hedef aldığı Gazze kentindeki Yermuk Caddesi ve El-Tac yerleşim alanında, tonlarca ağırlıktaki moloz yığınları altında kalan 105 sivilin naaşına tam 3 yıl sonra ulaşıldı. Yaklaşık 20 gün süren zorlu ve titiz arama kurtarma çalışmalarının ardından çıkarılan cenazeler, Gazze'de düzenlenen toplu cenaze töreniyle toprağa verildi. Enkaz altından çıkarılanlar arasında 13 aylık bir bebeğin annesinin kucağında bulunması, saldırıların sivil halk üzerindeki yıkımını bir kez daha gözler önüne serdi.
Enkaz Altındaki Siviller İçin 20 Günlük Arama Çalışması
Gazze Sivil Savunma ekipleri ve yerel halktan oluşan gönüllü gruplar, Yermuk Caddesi ile El-Tac bölgesindeki yıkılan binaların enkazında yaklaşık 20 gün boyunca aralıksız arama yaptı. Ağır iş makinelerinin yakıt ve yedek parça sıkıntısı çektiği bölgede, ekipler çoğu zaman ellerindeki sınırlı imkânlarla molozları kaldırdı. Zorlu koşullara rağmen yürütülen çalışmalar sonucunda 105 kişiye ait naaş çıkarılabildi. Yetkililer, enkaz altında hâlâ ulaşılamayan sivil naaşlarının bulunabileceğini belirtti.
Çıkarılan cenazeler arasında en çok yankı uyandıran görüntü, 13 aylık bir bebeğin annesinin kucağında bulunması oldu. Bebeğin, annesiyle birlikte saldırı sırasında hayatını kaybettiği ve enkaz altında bu şekilde kaldığı değerlendiriliyor. Cenaze törenine katılan aileler, üç yıl boyunca evlatlarının naaşına ulaşamamanın acısını yaşadıklarını dile getirdi.
Toplu Cenaze Töreninde Gözyaşları Sel Oldu
Gazze kent merkezinde düzenlenen toplu cenaze törenine binlerce kişi katıldı. Törende 105 şehit için cenaze namazı kılındı. Cenazeler, Gazze'nin farklı mezarlıklarında defnedildi. Tören sırasında duygusal anlar yaşandı; yakınlarını kaybeden aileler uzun süre tabutların başından ayrılamadı. Bazı aileler, üç yıl boyunca her gün enkaz başında beklediklerini ve nihayet evlatlarının naaşına kavuşmanın buruk sevincini yaşadıklarını söyledi.
Gazze Sağlık Bakanlığı yetkilileri, enkazdan çıkarılan naaşların kimlik tespitinin zorlu koşullar altında yapıldığını, bazı cenazelerin ileri düzeyde çürümüş olması nedeniyle DNA testlerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kimlik tespiti çalışmaları devam ederken, kesin sayının önümüzdeki günlerde netleşebileceği ifade edildi.
Uluslararası Toplumdan Sessizlik ve Tepkiler
Gazze'de üç yıl sonra enkazdan çıkarılan 105 sivilin cenaze töreni, uluslararası kamuoyunda sınırlı yankı buldu. İnsan hakları örgütleri, sivil kayıpların boyutuna dikkat çekerek bağımsız bir soruşturma çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler yetkilileri, Gazze'deki insani krizin derinleşerek devam ettiğini ve enkaz altındaki kayıpların tam sayısının hâlâ bilinmediğini vurguladı. Bölgedeki sivil altyapının büyük ölçüde tahrip olduğu, hastanelerin ve okulların kullanılamaz hâle geldiği belirtildi.
Filistinli yetkililer, İsrail'in yoğun nüfuslu sivil bölgeleri hedef almasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunarak, savaş suçu işlendiğini öne sürdü. İsrail tarafı ise saldırıların Hamas'a yönelik olduğunu ve sivillerin zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alındığını iddia ediyor. Ancak bağımsız gözlemciler, Gazze'deki yıkımın boyutunun bu iddialarla örtüşmediğini dile getiriyor.
Gazze'de İnsani Kriz Derinleşiyor
Gazze Şeridi'nde üç yılı aşkın süredir devam eden saldırılar, bölgedeki insani durumu her geçen gün daha da kötüleştiriyor. Elektrik, su ve sağlık hizmetlerine erişim neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Milyonlarca insan yerinden edilmiş, çadır kamplarında zorlu koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Gıda ve ilaç sıkıntısı had safhada; özellikle çocuklar ve yaşlılar arasında yetersiz beslenme ve salgın hastalık vakaları artıyor.
Uluslararası kuruluşlar, Gazze'ye yönelik yardımların artırılması ve insani ateşkes sağlanması için çağrılarını sürdürüyor. Ancak siyasi çözümsüzlük, bölgeye yeterli yardımın ulaşmasını engelliyor. Uzmanlar, enkaz altındaki kayıpların çıkarılması ve kimlik tespiti için modern ekipman ve uzman desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Gazze'de üç yıl sonra enkazdan çıkarılan 105 şehit, savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. 13 aylık bebeğin annesinin kucağında bulunması, kaybedilen hayatların sadece sayılardan ibaret olmadığını, her birinin bir hikâye ve bir aile olduğunu hatırlatıyor. Uluslararası toplumun bu trajediye kayıtsız kalması, benzer acıların gelecekte de yaşanmasının önünü açabilir. Gazze'de kalıcı barış ve adalet sağlanmadan bölgede gerçek anlamda bir iyileşme mümkün görünmüyor.