Gazze'de devam eden saldırılar üçüncü yılını doldurdu. Bölgede üç yılda 21 bin 745 çocuk yaşamını yitirdi, 46 bin çocuk yaralandı. Yaralanan çocuklardan 11 bini uzuvlarını kaybetti. Ayrıca yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerine erişim engelleri nedeniyle 293 yenidoğan bebek hayatını kaybetti. Bu veriler, uluslararası kuruluşların raporlarına dayanıyor ve savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor.
Çocuklara Yönelik Saldırıların Boyutu
Birleşmiş Milletler ve bağımsız insan hakları örgütlerinin derlediği bilgilere göre, Gazze'de üç yıl boyunca süren çatışmalarda çocuk ölümleri ve yaralanmaları endişe verici boyutlara ulaştı. 21 bin 745 çocuğun hayatını kaybetmesi, her gün ortalama 20 çocuğun öldüğü anlamına geliyor. Yaralanan 46 bin çocuktan 11 bininin uzuv kaybı yaşaması, bölgedeki sağlık altyapısının çökmesi ve yeterli tedavinin sağlanamaması nedeniyle kalıcı sakatlıkların arttığını gösteriyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, Gazze'deki hastanelerin %80'i kısmen veya tamamen işlevsiz durumda. Bu durum, yaralı çocukların tedavi edilmesini zorlaştırıyor ve basit yaralanmaların bile ölümcül hale gelmesine yol açıyor. Özellikle yetersiz beslenme, temiz suya erişim eksikliği ve salgın hastalıklar, çocuk ölümlerini artıran faktörler arasında.
Yetersiz Beslenme ve Yenidoğan Ölümleri
Gazze'de üç yılda 293 yenidoğan bebeğin yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerinden yoksunluk nedeniyle öldüğü bildirildi. Anne sütü ikamelerine erişim kısıtlılığı, temiz su bulunamaması ve gıda kıtlığı, özellikle 0-1 yaş arası bebeklerin hayatta kalma şansını düşürüyor. UNICEF, Gazze'de 5 yaş altı çocukların %90'ının yetersiz beslenme riski altında olduğunu açıklamıştı.
Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye insani yardım ulaştırılmasının sistematik olarak engellendiğini ve bunun doğrudan çocuk ölümlerine yol açtığını vurguluyor. Mısır sınırındaki Refah Kapısı'ndan yardım tırlarının geçişi, çeşitli gerekçelerle sık sık durduruluyor. Bu durum, gıda, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısını derinleştiriyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Süreç
Gazze'deki çocuk ölümleri, uluslararası kamuoyunda soykırım iddialarını gündeme getirdi. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında soruşturma başlattı. Birçok ülke ve sivil toplum kuruluşu, İsrail'e yönelik yaptırım çağrılarını artırdı. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde alınan kararlar, veto engelleri nedeniyle uygulanamıyor.
İnsan hakları örgütleri, çocuk haklarının ihlali konusunda evrensel yargı yetkisinin kullanılması gerektiğini savunuyor. Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch gibi kuruluşlar, toplanan kanıtların soykırım suçunu oluşturduğunu belirtiyor. BM Genel Kurulu'nda kabul edilen kararlar bağlayıcı olmasa da, uluslararası baskıyı artırıyor.
Bölgedeki İnsani Durum
Gazze'de 2 milyonun üzerinde insan, temel yaşam kaynaklarından yoksun bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Elektrik kesintileri günde 20 saati aşarken, içme suyu kaynaklarının %95'i kullanılamaz durumda. Kanalizasyon sisteminin çökmesi, salgın hastalık riskini artırıyor. Çocuklar, hem fiziksel hem de psikolojik travma yaşıyor; birçok çocuk ailesini kaybetmiş, evsiz kalmış ve eğitimden mahrum bırakılmış durumda.
BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze'de 1 milyondan fazla çocuğun acil psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğunu bildirdi. Okulların büyük çoğunluğu yıkılmış veya sığınak olarak kullanılıyor, bu da nesiller boyu sürecek bir eğitim kaybına işaret ediyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Gazze'de üç yılda yaşanan çocuk ölümleri, modern savaşların en acımasız yüzünü gösteriyor. 21 bin 745 çocuğun hayatını kaybetmesi, 46 bin çocuğun yaralanması ve 11 bin çocuğun uzuvlarını kaybetmesi, uluslararası toplumun etkili müdahale edemediği bir insani felaketin boyutlarını ortaya koyuyor. Çatışmaların sona ermesi ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için acil adımlar atılmadığı takdirde, kayıpların daha da artması kaçınılmaz görünüyor. Uluslararası hukukun ve insan haklarının korunması, sadece bölge için değil, küresel vicdan için de bir sınav niteliğinde.