Rus enerji şirketi Gazprom'un Başkanı Aleksey Miller, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin sonbahar-kış sezonu öncesinde doğalgaz depolama tesislerindeki stokların tarihi düşük seviyelere indiğini duyurdu. Miller'in açıklaması, Avrupa'nın enerji arz güvenliği konusundaki endişeleri artırırken, kış aylarında olası bir gaz kıtlığı riskini gündeme taşıdı.
Stok Seviyeleri Kritik Eşiğin Altında
Miller, yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa'daki yeraltı doğalgaz depolama tesislerinin doluluk oranının geçmiş yıllara kıyasla çok düşük olduğunu belirtti. Normalde bu dönemde depolama tesislerinin %80'in üzerinde dolu olması gerekirken, mevcut durumda bu oranın %60'ın altına düştüğü ifade ediliyor. Miller, "Avrupa'da doğalgaz stokları tarihi düşük seviyelerde. Bu durum, kış aylarında ciddi arz sıkıntılarına yol açabilir" dedi.
Avrupa'nın en büyük doğalgaz tedarikçisi olan Gazprom'un verilerine göre, AB ülkelerinin toplam depolama kapasitesi yaklaşık 100 milyar metreküp seviyesinde. Ancak bu kapasitenin sadece 55-58 milyar metreküplük kısmı dolu durumda. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde bu rakam 75 milyar metreküpün üzerindeydi.
Enerji Fiyatları Yükseliş Trendinde
Doğalgaz stoklarındaki düşüş, Avrupa enerji piyasalarında fiyatları da yukarı yönlü baskılıyor. Hollanda merkezli TTF doğalgaz vadeli işlem fiyatları, son bir ayda %30'un üzerinde artış gösterdi. Megavatsaat başına fiyat 40 avro seviyelerini aşmış durumda. Uzmanlar, kış aylarında soğuk geçen bir sezonun yaşanması halinde fiyatların daha da tırmanabileceği uyarısında bulunuyor.
Miller, Gazprom olarak Avrupa'ya yönelik gaz sevkiyatlarını sözleşmeler çerçevesinde sürdürdüklerini, ancak bazı Avrupa ülkelerinin gaz alımlarını azaltma yönünde kararlar aldığını hatırlattı. Özellikle Kuzey Akım 2 projesinin askıya alınması ve bazı ülkelerin Rus gazına olan bağımlılığı azaltma çabaları, arz-talep dengesini olumsuz etkiliyor.
AB'nin Enerji Politikaları ve Alternatif Arayışlar
Avrupa Birliği, enerji güvenliğini sağlamak için alternatif kaynaklara yöneliyor. ABD'den sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatı artırılırken, Norveç ve Azerbaycan gibi ülkelerden boru hattı gazı alımları da yoğunlaştırıldı. Ancak LNG tedarikinde küresel rekabetin artması ve Asya ülkelerinin talebinin yüksek olması, Avrupa'nın işini zorlaştırıyor.
AB Komisyonu, üye ülkelere gaz depolama zorunluluğu getiren düzenlemeleri hayata geçirdi. Buna göre, her üye ülke kış öncesi depolama kapasitesinin en az %80'ini doldurmakla yükümlü. Ancak mevcut veriler, birçok ülkenin bu hedefin gerisinde kaldığını gösteriyor. Almanya, İtalya ve Hollanda gibi büyük ekonomilerde doluluk oranları endişe verici seviyelerde.
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Etkisi
2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa'nın Rus gazına olan bağımlılığını sorgulamasına neden oldu. Savaş öncesinde AB'nin doğalgaz ithalatının yaklaşık %40'ı Rusya'dan karşılanıyordu. Bu oran, uygulanan yaptırımlar ve siyasi kararlarla %15'in altına düştü. Ancak Rus gazının yerini doldurmak kolay olmadı ve fiyatlar tarihi zirvelere çıktı.
Gazprom, Avrupa'ya sevkiyatını Ukrayna üzerinden transit geçiş anlaşması kapsamında sürdürüyor. Ancak bu anlaşmanın süresi 2024 sonunda doluyor ve uzatılıp uzatılmayacağı belirsizliğini koruyor. Miller, transit anlaşmasının geleceğinin siyasi gelişmelere bağlı olduğunu ima etti.
Kış Ayları İçin Riskler
Meteoroloji uzmanları, Avrupa'da kış aylarının ortalamadan daha soğuk geçebileceği tahmininde bulunuyor. Soğuk hava dalgaları, doğalgaz talebini artıracak ve mevcut düşük stoklarla birleştiğinde arz sıkıntısı yaşanabilir. Enerji analistleri, hükümetleri acil durum planları yapmaya çağırıyor.
Öte yandan, yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanmış olsa da, doğalgazın ısınma ve elektrik üretimindeki payı kısa vadede azalmayacak gibi görünüyor. Avrupa'nın enerji dönüşümü uzun bir süreç gerektiriyor.
Miller'in açıklamaları, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya neden oldu. Brent petrol fiyatları da doğalgazdaki gelişmelerden etkilenerek yükseliş kaydetti. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu körükleyebileceği ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, Avrupa'nın doğalgaz stoklarındaki tarihi düşüş, kıtanın enerji güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kış aylarında yaşanabilecek bir arz krizi, hem ekonomik hem de siyasi sonuçlar doğurabilir. Avrupa Birliği'nin acil önlemler alması ve alternatif tedarik yollarını çeşitlendirmesi kritik önem taşıyor.