Son günlerde Türkiye'nin gündemine oturan ve gençleri hedef alan yapısıyla tartışma yaratan “Manifest” grubuna yönelik eleştiriler sürerken, gazeteci Deniz Zeyrek'in kendi YouTube kanalında yaptığı yorumlar büyük tepki topladı. Zeyrek, grubun arkasındaki küresel sermaye, marjinal dayatma ve sömürü iddialarını görmezden gelerek projeyi “meyve veren ağaç” olarak nitelendirdi ve aklamaya çalıştı. Bu açıklamalar, başta aileler olmak üzere kamuoyunun geniş kesimlerinden sert eleştiriler aldı.
Manifest nedir ve neden tartışılıyor?
Manifest, özellikle son aylarda sosyal medyada ve çeşitli platformlarda gençleri etkilemeye çalışan, içeriği ve yöntemleriyle birçok kesimin tepkisini çeken bir oluşum olarak biliniyor. Grubun, gençlerin dünya görüşünü şekillendirmeye yönelik faaliyetleri, aileler tarafından endişeyle karşılanıyor. Yapılan haberlerde, grubun arkasındaki küresel sermaye bağlantıları, marjinal dayatmalar ve gençleri sömürdüğüne dair iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Aileler, çocuklarının bu tür oluşumlardan uzak tutulması için hükümetin önlem almasını talep ediyor.
Deniz Zeyrek’in savunması ve tepkiler
Gazeteci Deniz Zeyrek, kendi YouTube kanalında yaptığı yorumlarda Manifest grubuna destek verdi. Zeyrek'in “Bu yapılanma, meyve veren bir ağaç gibi; gençlere farklı bakış açıları kazandırıyor” şeklindeki sözleri, özellikle konunun hassasiyeti göz önüne alındığında büyük bir skandal olarak değerlendirildi. Zeyrek’in bu açıklamaları, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Binlerce kullanıcı, Zeyrek’i eleştirerek, gençlerin korunması gerektiğini ve bu tür oluşumların aklanmasının kabul edilemeyeceğini dile getirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bile konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu tür yapılanmaların gençleri zehirlediğini” belirterek adeta isim vermeden Zeyrek’i eleştirdi.
Ailelerin endişeleri ve uzman görüşleri
Yaşanan tartışmaların odağında aileler var. Birçok aile, çocuklarının bu grubun etkisi altına girmesinden endişe duyuyor. İstanbul’da yaşayan bir anne olan Ayşe K., “Benim çocuğum internetten bu grubun videolarını izliyor. İçeriklerinin ne kadar zararlı olduğunu bilmiyor. Çocuğumu bu beladan korumak istiyorum. Devletimizin bu konuda acil önlem almasını istiyorum” dedi. Uzman psikolog Dr. Mehmet Öz, gençlerin bu tür oluşumlara karşı savunmasız olduğuna dikkat çekerek, “Gençler kimlik arayışı içinde. Bu tür yapılar, onlara ait olma duygusu ve amaç vererek onları kolayca etkisi altına alabilir. Ailelerin ve eğitim kurumlarının iş birliği yaparak bu tehlikenin önüne geçmesi şart” uyarısında bulundu.
Hükümetten açıklama ve alınan önlemler
Kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine hükümetten de açıklama geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, yaptığı yazılı açıklamada, gençleri hedef alan bu tür oluşumlara göz açtırılmayacağını belirterek, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bu tür yapılarla ilgili gerekli hukuki süreçleri başlattık. Denetimleri sıklaştırıyoruz. Ailelerimiz de bize bu konuda destek olsun” ifadelerini kullandı. Öte yandan İçişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlattığı öğrenildi. Bu gelişmeler, kamuoyunda memnuniyetle karşılandı.
Sonuç: Medya etiği tartışması
Deniz Zeyrek’in bu çıkışı, gazetecilik meslek ilkeleri ve medya etiği açısından da önemli bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bir gazetecinin, toplumun büyük bir kesimi tarafından tehlikeli bulunan bir oluşumu bu şekilde savunması, mesleki itibarını zedelemiştir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yaptığı açıklamada, “Bir gazeteci, haber değeri taşıyan bir konuyu araştırırken, önceliği kamu yararı olmalıdır. Kişisel görüşlerini, toplumun hassasiyetlerini hiçe sayarak dayatmamalıdır. Zeyrek’in açıklamaları, meslek ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” değerlendirmesinde bulundu. Bu süreç, medyanın, toplumu yanlış yönlendirebilecek içeriklere karşı daha dikkatli olması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.