Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla yaklaşık 100 gündür tutuklu bulunan gazeteci Yıldız Tar'ın durumunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdı. Başvuru, Tar'ın tutukluluğunun hukuki dayanağının olmadığı ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçelerine dayanıyor.
MLSA'dan AİHM'ye başvuru: "Tutukluluk keyfi ve hukuki dayanaktan yoksun"
MLSA tarafından yapılan yazılı açıklamada, Yıldız Tar'ın tutukluluğunun "ifade özgürlüğünü ve basın özgürlüğünü bastırmaya yönelik" olduğu belirtildi. Dernek, Tar'ın gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını ve tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 5. maddesi (özgürlük ve güvenlik hakkı) ile 10. maddesini (ifade özgürlüğü) ihlal ettiğini savundu.
Başvuruda, Tar'ın tutuklanmasına gerekçe gösterilen delillerin "gazetecilik faaliyeti kapsamında" olduğu ve şiddet çağrısı içermediği vurgulandı. MLSA, AİHM'den Tar'ın derhal serbest bırakılması için Türkiye'ye çağrı yapmasını talep etti.
Yıldız Tar kimdir? Gazetecilik kariyeri ve tutukluluk süreci
Yıldız Tar, uzun yıllardır gazetecilik yapan ve özellikle kadın hakları, LGBTQ+ hakları ve sosyal adalet konularında haberler üreten bir gazeteci. Tar, çeşitli medya kuruluşlarında muhabir ve editör olarak görev aldı. Son olarak bağımsız gazetecilik yapıyordu.
Tar, yaklaşık 100 gün önce "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla gözaltına alındı ve ardından tutuklandı. İddianamede, Tar'ın katıldığı bazı etkinlikler ve sosyal medya paylaşımları delil olarak gösterildi. Tar'ın avukatları, bu delillerin gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu ve suç unsuru taşımadığını belirterek itiraz etti. Ancak mahkeme, tutukluluğun devamına karar verdi.
Türkiye'de basın özgürlüğü ve AİHM başvuruları
Türkiye, son yıllarda basın özgürlüğü konusunda uluslararası kuruluşların eleştirilerine maruz kalıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2024 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye, 180 ülke arasında 158. sırada yer aldı. MLSA'nın verilerine göre, Türkiye'de halen onlarca gazeteci tutuklu bulunuyor.
AİHM, geçmişte Türkiye'den yapılan birçok başvuruda ifade özgürlüğü ihlali tespit etti ve gazetecilerin tutukluluğunun keyfi olduğuna hükmetti. Örneğin, 2021'de AİHM, gazeteci Ahmet Altan'ın tutukluluğunun ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi. Benzer şekilde, birçok gazeteci için AİHM'ye yapılan başvurular sonuçlandı ve Türkiye tazminat ödemeye mahkûm edildi. Ancak AİHM kararlarının uygulanması konusunda Türkiye'nin isteksiz olduğu yönünde eleştiriler var.
Uluslararası tepkiler ve dayanışma kampanyaları
Yıldız Tar'ın tutukluluğu, uluslararası gazeteci örgütleri ve insan hakları kuruluşları tarafından da yakından takip ediliyor. Uluslararası Af Örgütü, Tar'ın derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı. Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) ve Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) de Türkiye'ye çağrıda bulunarak Tar'ın serbest bırakılmasını talep etti.
Sosyal medyada #FreeYildizTar etiketiyle bir kampanya yürütülüyor. Gazeteciler ve aktivistler, Tar'ın durumuna dikkat çekmek için çeşitli etkinlikler düzenliyor. MLSA, başvurunun ardından AİHM sürecinin yakından takip edileceğini ve gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.
Yıldız Tar'ın AİHM başvurusu, Türkiye'de gazetecilerin tutukluluğu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uluslararası hukuk uzmanları, AİHM'nin bu başvuruyu öncelikli olarak ele alması ve Türkiye'ye yönelik bir ihlal kararı vermesi durumunda, bunun Türkiye'deki basın özgürlüğü mücadelesi için önemli bir emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Ancak AİHM süreçlerinin yıllar sürebileceği ve kararların uygulanmasının ayrı bir sorun olduğu gerçeği de göz önünde bulundurulmalı. Yıldız Tar'ın tutukluluğu, Türkiye'nin demokratik standartlar ve ifade özgürlüğü konusundaki performansını bir kez daha uluslararası arenada sorgulatıyor.