DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın sosyal medya platformu X'teki hesabı ve 13 ayrı paylaşımı, "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişime engellendi. Engellenen paylaşımlar arasında yargı sistemi, 15 Temmuz darbe girişimi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davalar ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) belediyelerine yapılan operasyonlara yönelik eleştiriler yer alıyor. Karar, Ankara Sulh Ceza Hakimliği tarafından alındı.
Engellenen İçerikler ve Gerekçe
Uludağ'ın 5-16 Aralık 2024 tarihleri arasında yaptığı paylaşımların tamamı, "millî güvenliğe ilişkin bilgileri açıklama" ve "kamu düzenini bozma" iddiasıyla erişime kapatıldı. Bu paylaşımlarda, Uludağ'ın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na açılan davaları ve CHP'li belediyelere yönelik operasyonları eleştirdiği, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin farklı yorumlar yaptığı belirtiliyor. Ayrıca, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleriyle ilgili değerlendirmeler içeren paylaşımların da engellendiği öğrenildi.
Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Sosyal medya hesaplarına ve paylaşımlara yönelik bu tür erişim engelleri, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Gazetecilerin haber ve yorumlarının, özellikle siyasi içerikli paylaşımlarının engellenmesi, sık sık eleştirilen bir uygulama haline geldi. Uludağ'ın durumu, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine yol açtı. Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, bu kararın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürdü.
Benzer Örnekler ve Yasal Çerçeve
Son yıllarda birçok gazetecinin sosyal medya hesapları, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında erişime engellenmiş durumda. Bu yasa, milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle içeriklerin kaldırılmasına imkan tanıyor. Ancak uygulamanın, gazetecilik faaliyetlerini hedef aldığı ve sansür oluşturduğu yönünde yaygın eleştiriler bulunuyor.
Alican Uludağ, daha önce de benzer engellemelerle karşılaşmış ve çeşitli davalara muhatap olmuş bir gazeteci. Bu son karar, meslektaşları tarafından "basın üzerindeki baskının bir başka örneği" olarak değerlendiriliyor.
Bağımsız Değerlendirme
Basın özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel taşlarındandır. Bir gazetecinin sosyal medya hesabının tamamen kapatılması ve 13 farklı paylaşımının engellenmesi, düşünceyi ifade etme hakkının ölçüsüz bir sınırlaması olarak görülüyor. Türkiye'de bu tür engellemelerin sıklığı, uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde ülkenin sıralamasını etkilemeye devam ediyor. Hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, bu kararın yargı denetimine açık olması ve gazetecinin itiraz hakkını kullanması bekleniyor.