Fransa'nın sakin tatil beldesi Evian-les-Bains'te bu hafta düzenlenen G7 zirvesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın ticaret politikaları nedeniyle gerilimli bir atmosferde başladı. Dünyanın en büyük ekonomilerinin liderleri, küresel ekonomik büyüme, ticaret savaşları ve iklim değişikliği gibi kritik konuları görüşmek üzere bir araya gelirken, Trump'ın agresif ticari söylemleri diğer liderler arasında endişe yarattı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirveye ev sahipliği yaparken, Trump'ın çelik ve alüminyum tarifeleri konusunda AB'ye yönelik tehditleri, toplantının ana gündem maddesi haline geldi. Ekonomistler, bu tansiyonun küresel ekonomik toparlanmayı olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Trump'ın Ticaret Savaşları ve G7 Dinamikleri
Trump'ın göreve gelmesinden bu yana izlediği "Amerika Önce" politikası, ABD'nin geleneksel müttefikleriyle arasını açtı. Özellikle Kanada, Meksika, AB ve Japonya'ya yönelik uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri, diğer G7 üyelerinin tepkisini çekti. Zirve öncesinde yaptığı açıklamalarda Trump, "Adil olmayan ticaret uygulamalarına karşı kararlıyım" diyerek tarifeleri savundu. Buna karşılık Kanada Başbakanı Justin Trudeau, "küresel ticaret kurallarına saygı duyulması gerektiğini" vurguladı. Almanya Başbakanı Angela Merkel de, "transatlantik işbirliğinin korunması" çağrısı yaparken, ABD'nin politikalarının Avrupa ekonomisini tehdit ettiğini belirtti.
Zirvedeki en önemli iktisadi konuların başında ise, Trump'ın AB'den ithal edilen otomobillere yüzde 25 vergi uygulama tehdidi geldi. Bu tehdit, başta Almanya olmak üzere Avrupalı otomobil üreticilerini alarma geçirdi. Uzmanlar, bu hamlenin küresel otomotiv tedarik zincirini kırabileceğini ve milyarlarca dolarlık ticareti tehlikeye atabileceğini ifade ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bu konuda "Avrupa'nın karşılık vermeye hazır olduğunu" söyleyerek Trump'a karşı net bir duruş sergiledi.
İklim Anlaşması ve Diğer Anlaşmazlıklar
G7 zirvesinde ele alınan bir diğer önemli başlık ise iklim değişikliği oldu. Trump, Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme kararını sürdürürken, diğer liderler iklim hedeflerinin kararlılıkla takip edilmesi gerektiğini savundu. Bu konuda yaşanan görüş ayrılığı, zirvenin ortak bildirisini tehdit ediyor. İngiltere Başbakanı Theresa May, "İklim değişikliği küresel bir meydan okumadır ve hepimizin ortak hareket etmesi gerekiyor" dedi. Trump ise, "ekonomik çıkarların öncelikli olduğunu" söyleyerek bu eleştirilere yanıt verdi.
Zirve boyunca ayrıca İran nükleer anlaşması, Suriye krizi ve dijital vergilendirme gibi konular da masaya yatırıldı. Trump'ın İran anlaşmasından çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları, Avrupalı liderler tarafından eleştirildi. Macron, anlaşmanın korunması için çaba gösterdiklerini ancak bu konuda ABD ile uzlaşmanın zor olduğunu ifade etti.
Zirvenin ekonomik sonuçları konusunda değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, tansiyonun devam etmesi durumunda küresel ekonomide yavaşlama riskinin arttığını belirtiyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) yetkilileri, ticaret savaşlarının büyümeyi yüzde 0,5 oranında düşürebileceği uyarısında bulunuyor. Bu uyarı, G7 liderlerinin yapıcı diyalog kurmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
G7 zirvesi, geçmiş yıllara göre daha kırılgan bir uluslararası iş birliği tablosunu gözler önüne seriyor. Trump yönetiminin ulusal çıkar odaklı politikaları, geleneksel müttefiklik ilişkilerini test ederken, küresel ekonominin yeni dönemde nasıl şekilleneceği merak konusu. Uzmanlar, ticaret savaşlarının nihayetinde tüm taraflara zarar vereceği görüşünde birleşiyor. Bu çerçevede zirve, sadece liderler için değil, küresel ekonomi için de bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.