İstanbul'da İsrail uyruklu bir yönetim kadrosu tarafından yürütülen uluslararası FOREKS dolandırıcılık operasyonunun üç çalışanı, 30 sayfalık ifade vererek şebekenin iç işleyişini ortaya koydu. Şebekenin, yüksek kâr vaadiyle yatırımcıları tuzağa düşürdüğü, toplanan paraların 'hayalet' hesaplar üzerinden yurt dışına aktarıldığı belirlendi. Soruşturma, on binlerce mağdurun on milyonlarca lirasını kaybettiği geniş çaplı bir finansal dolandırıcılık ağını gün yüzüne çıkardı.
Şebekenin Yapısı ve Gölge Patron
İfadelerde, şirketin görünürdeki yöneticilerinin arkasında 'gölge patron' olarak adlandırılan bir ismin olduğu ve tüm kritik kararların bu kişi tarafından alındığı belirtildi. İsrail uyruklu yöneticilerin, Türkiye'deki yasal boşluklardan faydalanarak şirketi kurduğu, çalışanlara sahte kimlikler ve kod isimler verildiği aktarıldı. Şebeke üyeleri, müşteri temsilcilerinden IT uzmanlarına kadar hiyerarşik bir yapıda örgütlenmişti. Gölge patronun, düzenli olarak yurt dışından bağlantı kurarak talimat verdiği ve kâr paylarını elden dağıttığı öğrenildi.
Hayalet Para ve Sahte Hesaplar
Dolandırıcılık sisteminin kalbini, 'hayalet para' olarak nitelendirilen sanal bakiye yöntemi oluşturuyordu. Yatırımcıların yatırdığı gerçek paralar, anında kripto varlıklara veya yurt dışı banka hesaplarına transfer ediliyor; müşterilere ise platformda sahte kazançlar gösteriliyordu. Çalışanlar, müşterilere 'hesabınızda şu an 100 bin dolar var' denilerek paranın platformda durduğu izlenimi verildiğini, ancak gerçekte paranın çoktan şebekenin kontrolündeki farklı hesaplara dağıtıldığını ifade etti. Para çekme talepleri ise sürekli teknik arızalar veya ek komisyon talepleriyle erteleniyordu.
Çalışanların İfadeleri ve Sistemin İşleyişi
Üç çalışan, 30 sayfalık ifadelerinde dolandırıcılık sistemini adım adım anlattı. Müşteri temsilcilerinin, sosyal medya ve sahte yorumlarla yatırımcıları cezbetmek için özel eğitim aldığını belirttiler. İfadelerde, şebekenin 'kazanç garantili' vaatlerle özellikle emekliler ve birikimlerini değerlendirmek isteyen orta gelirli kişileri hedef aldığı vurgulandı. Ayrıca, şirketin yasal görünümünü korumak için sürekli olarak paravan şirketler kurduğu ve lisans belgelerinin sahte olduğu kaydedildi. Çalışanlar, kendilerine de düşük maaşlar verildiğini, asıl kazancın üst düzey yöneticilere kaldığını söyledi.
Mağdurlar ve Hukuki Süreç
Şebekenin mağdur ettiği yatırımcı sayısının binlerle ifade edildiği, toplam zararın ise milyonlarca doları bulduğu tahmin ediliyor. Mağdurlar, savcılığa suç duyurusunda bulunarak paralarının iadesini talep ediyor. Soruşturma kapsamında şirketin Türkiye'deki ofislerine operasyon düzenlendiği ve bazı çalışanların gözaltına alındığı öğrenildi. Ancak İsrail uyruklu yöneticilerin yurt dışına kaçtığı ve Interpol tarafından arandığı belirtiliyor. Hukuk uzmanları, uluslararası dolandırıcılık davalarının karmaşıklığına dikkat çekerek, paranın izinin sürülmesinin zorluğuna işaret ediyor.
Finansal Dolandırıcılıkta Artış ve Önlemler
Son yıllarda Türkiye'de FOREKS ve kripto para dolandırıcılığında ciddi bir artış yaşanıyor. Uzmanlar, yatırımcıların lisanssız platformlardan uzak durması, yüksek getiri vaatlerine şüpheyle yaklaşması ve resmi kurumlardan teyit alması gerektiğini vurguluyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yetkisiz yatırım danışmanlığı ve dolandırıcılık faaliyetlerine karşı uyarılarda bulunurken, yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması gerektiği belirtiliyor. Bu tür şebekelerin genellikle uluslararası bağlantılı olduğu ve sınır ötesi iş birliğiyle çökertilebileceği ifade ediliyor.
FOREKS vurgunu, finansal okuryazarlığın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yatırımcıların bilinçlenmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, benzer dolandırıcılık olaylarının önüne geçilmesi için kritik. Ancak mevcut durumda, mağdurların kaybettiği paraların geri alınması zor görünüyor; zira hayalet hesaplar ve sınır ötesi transferler, paranın izini sürmeyi neredeyse imkânsız hale getiriyor.