Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddia edilen 'fon vurgunu'na ilişkin haber yapan iki gazeteci tutuklandı. AKP ve MHP'nin oylarıyla TBMM'de araştırma önergesi reddedilen skandalın ardından gözaltına alınan gazetecilerden ikisi, çıkarıldıkları mahkemece 'örgüt üyeliği' ve 'halkı yanıltıcı bilgi yayma' suçlamalarıyla cezaevine gönderildi. Olayın merkezindeki fon yöneticisi ise serbest bırakıldı.
Araştırma Önergesi Reddedilmişti
Muhalefet partilerinin, milyarlarca liralık kamu fonunun yandaş vakıf ve derneklere aktarıldığı iddialarını araştırmak için verdiği önerge, iktidar partilerinin oylarıyla reddedilmişti. Önergenin reddedilmesinin ardından gazeteciler, fonun nasıl kullanıldığını ve kimlere aktarıldığını kamuoyuna duyurmaya başladı. İddialara göre, fon yöneticisi, kendisine yakın isimlere usulsüz kredi sağladı ve kamu kaynaklarını şahsi çıkarları için kullandı. Gazetecilerin yayımladığı belgeler, fonun denetim raporlarında ciddi usulsüzlükler olduğunu ortaya koydu.
Tutuklanan gazetecilerin avukatları, müvekkillerinin sadece haber yaptıkları için hedef alındığını belirterek, tutuklama kararına itiraz edeceklerini açıkladı. Avukatlar, "Müvekkillerimiz, kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmiştir. Bu tutuklama, basın özgürlüğüne vurulmuş ağır bir darbedir" dedi.
Foncu Serbest, Gazeteciler Tutuklu
Savcılık, fon yöneticisi hakkında yürüttüğü soruşturmada, şüphelinin delilleri karartma şüphesi bulunmadığını belirterek serbest bırakılmasını talep etti. Mahkeme, fon yöneticisini adli kontrol şartıyla serbest bırakırken, gazetecilerin tutuklanmasına karar verdi. Bu durum, kamuoyunda 'yargıda çifte standart' eleştirilerine yol açtı. Ana muhalefet partisi lideri, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Fon vurgununu yapan elini kolunu sallayarak geziyor, haberini yapan gazeteciler ise cezaevinde. Bu tablo, adaletin nasıl siyasallaştığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Gazetecilik meslek örgütleri de tutuklamayı kınadı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, yaptığı yazılı açıklamada, "Gazetecilerin haber yapma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkı anayasal güvence altındadır. Bu tutuklama, basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir saldırıdır. Bir an önce serbest bırakılmalıdır" dedi. Uluslararası basın kuruluşları da gelişmeyi endişeyle takip ettiklerini duyurdu.
Arka Plan: Fon Vurgunu Nedir?
İddialara göre, kamu kaynaklarından sağlanan fon, iktidara yakın iş insanlarına ve vakıflara aktarıldı. Fonun yöneticisi, bu kaynağı kullanarak kendisine ait şirketlere usulsüz kredi sağladı ve kamu ihalelerine fesat karıştırdı. Muhalefet, fonun büyüklüğünün milyarlarca lirayı bulduğunu ve denetim raporlarının gizlendiğini öne sürdü. Konuyla ilgili olarak Sayıştay raporlarında da çeşitli usulsüzlükler tespit edildiği iddia edildi, ancak bu raporlar kamuoyuyla paylaşılmadı.
TBMM'de araştırma önergesinin reddedilmesinin ardından, gazeteciler ellerindeki belgeleri yayımlamaya başladı. İlk haberin ardından fon yöneticisi hakkında soruşturma başlatıldı ancak yönetici serbest bırakıldı. Gazeteciler ise 'FETÖ üyeliği' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla gözaltına alındı. Tutuklama kararı, basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Olay, Türkiye'de gazetecilere yönelik baskıların son örneği olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda birçok gazeteci, haberleri nedeniyle tutuklanmış veya yargılanmıştı. Uluslararası kuruluşlar, Türkiye'yi basın özgürlüğü konusunda sık sık uyarıyor. Bu son tutuklamalar, iktidarın yolsuzluk iddialarını örtbas etmeye çalıştığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Kamuoyu, fonun akıbetini ve gazetecilerin durumunu yakından takip ediyor.