Fon soruşturmasında gözaltına alınanların sayısı 17'ye ulaştı. Tutuklu Muhammed Yarız'ın 25 Mayıs 2026'da İsviçre'deki hesabına 14 milyon 500 bin dolar gönderdiği tespit edilen Selim Dağbaşı ile 4 Eylül 2026'da iki işlemde toplam 970 milyon 360 bin lira transfer yaptığı belirlenen Hamza Kablan, soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Böylece dosyada gözaltına alınan şüpheli sayısı 17'ye çıktı.
İki Şüpheli Hakkında Ayrıntılı Delil Tespiti
Soruşturmayı yürüten ekipler, Selim Dağbaşı'nın 25 Mayıs 2026 tarihinde Muhammed Yarız'ın İsviçre'deki hesabına 14 milyon 500 bin dolar gönderdiğini belirledi. Bu transferin, fonun yurt dışına aktarıldığı iddia edilen süreçte kritik bir halka olduğu değerlendiriliyor. Hamza Kablan'ın ise aynı soruşturma dosyasında 4 Eylül 2026 tarihinde iki ayrı işlemle 970 milyon 360 bin lira gönderdiği tespit edildi. Söz konusu paranın kaynağı ve varış noktası üzerinde durulurken, her iki şüphelinin de ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldüğü öğrenildi.
Gözaltı kararlarının, soruşturmanın genişlemesi ve yeni delillerin dosyaya girmesiyle alındığı belirtiliyor. Savcılığın, şüphelilerin hesaplarındaki hareketliliği geçmişe dönük olarak da incelediği, benzer nitelikte başka transferlerin olup olmadığının araştırıldığı ifade edildi. Soruşturmanın odağında, fon kaynaklarının sistematik biçimde yurt dışına aktarıldığı iddiası yer alıyor. Selim Dağbaşı'nın İsviçre'ye gönderdiği 14 milyon 500 bin doların, Muhammed Yarız ile doğrudan bağlantılı olduğu öne sürülüyor. Hamza Kablan'ın ise 970 milyon 360 bin liralık transferi iki işlemde gerçekleştirmesi, paranın parçalara bölünerek izinin kaybettirilmeye çalışıldığı şeklinde yorumlandı.
Soruşturmanın Kapsamı Genişliyor
Fon soruşturması, kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir dizi iddiayı içeriyor. Tutuklu Muhammed Yarız'ın merkezinde yer aldığı dosyada, para transferleri, yurt dışı hesaplar ve şirket işlemleri mercek altına alınmış durumda. Gözaltı sayısının 17'ye yükselmesi, soruşturmanın sadece birkaç kişiyle sınırlı olmadığını, daha geniş bir ağın incelendiğini gösteriyor. Savcılık, şüphelilerin mal varlıklarının tespiti ve gerektiğinde el konulması için de çalışma yürütüyor. ekonomik suçlarla mücadele kapsamında, yurt dışına kaçırıldığı iddia edilen fonların geri getirilmesi için uluslararası hukuki süreçlerin başlatılabileceği belirtiliyor. İsviçre'deki hesaba yapılan 14 milyon 500 bin dolarlık transferin, Türkiye'deki soruşturmacıların yabancı makamlarla işbirliği yapmasını gerektirebileceği ifade ediliyor.
Dosyada şu ana kadar gözaltına alınan isimlerin çoğunun fon yönetiminde veya bağlantılı şirketlerde görev aldığı öne sürülüyor. Selim Dağbaşı ve Hamza Kablan'ın da bu yapı içindeki konumları netleşmeye başladı. Transferlerin gerçekleştiği tarihler olan 25 Mayıs 2026 ve 4 Eylül 2026, soruşturmanın zaman çizelgesinde kritik dönemeçler olarak kaydedildi. Bu tarihler arasında başka hangi hesaplara para akışı olduğu araştırılıyor. Banka kayıtları, dijital izler ve tanık beyanları üzerinden ilerleyen soruşturmada, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı kararlarının gelebileceği konuşuluyor. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği, tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarılabilecekleri belirtiliyor.
Fon soruşturmasının ekonomi çevrelerinde yarattığı tedirginlik sürüyor. Benzer yapıların finansal piyasalardaki etkisi ve olası yansımaları yakından izleniyor. Uzmanlar, soruşturmanın derinleşmesinin yatırımcı güveni açısından önemli olduğunu, ancak sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Gözaltı sayısının 17'ye ulaşması, soruşturmanın henüz başında olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. Selim Dağbaşı'nın İsviçre'ye gönderdiği 14 milyon 500 bin doların kaynağı ve Hamza Kablan'ın 970 milyon 360 bin liralık transferinin detayları, dosyanın seyrini belirleyecek. Kamuoyu, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların hesap vermesini bekliyor.