Kamuoyunda "fon soruşturması" olarak bilinen sürecin kilit isimlerinden Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız'a yönelik sermaye piyasası incelemesinin, 2025 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görev yapan Akın Gürlek döneminde başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, söz konusu dosya, Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde açıldı ve soruşturmanın seyri bu dönemde şekillendi.
Soruşturmanın Geçmişi ve Akın Gürlek Dönemi
Muhammet Yarız hakkındaki inceleme, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yürütülen denetimler sonucunda ortaya çıkan bulgular üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na taşındı. 2025 yılında başsavcılık görevini yürüten Akın Gürlek, dosyanın açılması talimatını veren isim olarak kayıtlara geçti. Gürlek, daha önceki görevlerinde de finansal suçlar ve sermaye piyasası ihlalleri konusunda hassasiyetiyle biliniyordu. Bu kapsamda, Yarız dosyasının da aynı titizlikle ele alındığı ve soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğü ifade ediliyor.
Kaynaklar, incelemenin yalnızca Yarız ile sınırlı kalmadığını, fon yapılanması içinde yer alan diğer isimler ve kurumlar hakkında da teknik takip ve belge incelemesi yapıldığını belirtiyor. Ancak dosyanın ana eksenini, Pusula Portföy'ün işlemleri ve Yarız'ın yönetici sıfatıyla sorumlulukları oluşturuyor.
Pusula Portföy ve Muhammet Yarız Hakkında Bilinenler
Pusula Portföy Yönetimi A.Ş., Türkiye'de faaliyet gösteren lisanslı bir portföy yönetim şirketi olarak biliniyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız, finans sektöründe uzun yıllar çeşitli görevlerde bulunmuş bir isim. Kamuoyunda "fon soruşturması" olarak anılan süreç, özellikle 2024-2025 yıllarında bazı fonların yatırımcılarına yönelik vaatleri ve bu vaatlerin karşılanmaması iddialarıyla gündeme gelmişti. Yarız'ın adı, bu süreçte sıkça anılan isimler arasında yer aldı.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun rutin denetimleri sırasında bazı usulsüzlük şüphelerinin tespit edilmesi üzerine dosya adli mercilere intikal ettirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyu "sermaye piyasası faaliyetlerinde usulsüzlük" ve "nitelikli dolandırıcılık" gibi suçlamalar çerçevesinde ele alıyor. Soruşturmanın şu an hangi aşamada olduğu ve Yarız hakkında herhangi bir tutuklama veya sevk kararı olup olmadığı henüz resmi olarak açıklanmadı.
Soruşturmanın Kapsamı ve Olası Sonuçları
Edinilen bilgilere göre, savcılık dosyasında çok sayıda müşteki ve mağdur bulunuyor. Yatırımcılar, fonlara aktardıkları paraların akıbeti konusunda şikayetçi oldu. Soruşturma kapsamında, Pusula Portföy'ün hesap hareketleri, yatırımcı sözleşmeleri ve fon kullanımına ilişkin belgeler inceleniyor. Ayrıca, şirketin bazı işlemlerinin Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırılık teşkil edip etmediği de araştırılıyor.
Uzmanlar, bu tür soruşturmaların hem finansal piyasalar hem de yatırımcı güveni açısından kritik olduğunu vurguluyor. Eğer iddialar kanıtlanırsa, Muhammet Yarız ve diğer sorumlular hakkında ağır hapis cezaları ve para cezaları gündeme gelebilir. Ayrıca, Pusula Portföy'ün lisansının askıya alınması veya iptali de olası sonuçlar arasında.
Akın Gürlek'in Rolü ve Zamanlama
Akın Gürlek, 2025 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaparken, kamuoyunda tartışmalı birçok dosyaya imza attı. Gürlek döneminde açılan soruşturmalar arasında iş dünyasına yönelik dosyalar da bulunuyor. Muhammet Yarız dosyasının da bu dönemde açılması, soruşturmanın siyasi veya ekonomik bağlamda ne anlama geldiği sorusunu akıllara getiriyor. Ancak yetkililer, soruşturmanın tamamen hukuki gerekçelerle yürütüldüğünü ve siyasi bir yönü olmadığını savunuyor.
Gürlek'in görevden alınmasının ardından dosyanın yeni başsavcı tarafından nasıl ele alınacağı ise belirsizliğini koruyor. Hukukçular, savcı değişikliğinin soruşturmanın hızını ve yönünü etkileyebileceğini, ancak dosyanın delil durumuna göre şekilleneceğini belirtiyor.
Kamuoyu ve Piyasa Tepkileri
Fon soruşturması, özellikle küçük yatırımcılar arasında endişe yaratmış durumda. Birçok kişi, benzer fon yapılarında da aynı risklerin olup olmadığını sorguluyor. Sermaye Piyasası Kurulu, yatırımcıları dikkatli olmaları ve lisanssız yapılara itibar etmemeleri konusunda uyarıyor. Öte yandan, sektör temsilcileri, soruşturmanın tüm portföy yönetim şirketlerini zan altında bırakmaması gerektiğini vurguluyor.
Muhammet Yarız cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Yarız'ın avukatlarının, soruşturma dosyasına erişim talebinde bulunduğu ve savunma hazırlıklarına başladığı öğrenildi. Dosyanın önümüzdeki günlerde yeni gelişmelere sahne olması bekleniyor.
Sonuç olarak, fon soruşturması Türkiye'nin finansal gündemini uzun süre meşgul edecek gibi görünüyor. Soruşturmanın Akın Gürlek döneminde başlatılmış olması, dosyanın geçmişine dair önemli bir ayrıntı olarak kayıtlara geçti. Yargı sürecinin şeffaf ve adil bir şekilde ilerlemesi, hem yatırımcıların hem de piyasaların güveni açısından belirleyici olacak. Kamuoyu, soruşturmanın akıbetini ve olası iddianameyi yakından takip ediyor.