Yüzlerce milyar liralık fon krizinde birikimlerini kaybeden binlerce yatırımcıdan biri olan Hazel Köse, satış emirlerinin engellenmesiyle yaşadığı ağır psikolojik ve ekonomik yıkımı Cumhuriyet'e anlattı. Köse, annesine 'devlete ve sisteme güvenelim' dediğini, şimdi ise çok mahcup olduğunu söyledi. Yaşadığı mağduriyeti gözler önüne seren Köse, yetkililerden hesap sorulmasını istiyor.
"Satış Emri Verdikçe Reddedildim"
Fon krizinin mağdurlarından Hazel Köse, yaşadıklarını Cumhuriyet gazetesine anlattı. Birikimlerini değerlendirmek için yönlendirildiği fonlarda büyük kayıp yaşayan Köse, satış emirlerinin sürekli engellendiğini belirtti. "Fonun değeri düşerken satış yapmak istedim, ancak sistem sürekli hata verdi. Ne zaman satış emri girme yerine gelsem, ya teknik bir sorun olduğu söylendi ya da işlem iptal edildi. Sonuçta paramız pul oldu" dedi. Köse, benzer şikayetlerin binlerce kişi tarafından dile getirildiğini vurguladı.
Krizin büyüklüğü yüzlerce milyar lirayı bulurken, mağdur sayısının on binlerce olduğu tahmin ediliyor. Köse, "Bu birikimler yıllarca dişimizden tırnağımızdan artırdığımız paralardı. Şimdi ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Kimse bize hesap vermiyor" ifadelerini kullandı.
"Anneme 'Devlete ve Sisteme Güvenelim' Dedim, Şimdi Çok Mahcubum"
Hazel Köse, yaşadığı hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi: "Anneme 'devlete ve sisteme güvenelim' dedim. Bu yaşa geldim, devletimize güvendim. Ama şimdi anneme karşı çok mahcubum. Çünkü ona güvenmesini söylediğim sistem bizi yarı yolda bıraktı." Köse, annesinin de benzer şekilde birikimlerini kaybettiğini belirterek, ailece büyük bir maddi ve manevi çöküntü yaşadıklarını söyledi.
Psikolojik olarak çok yıprandığını ifade eden Köse, "Uyku uyuyamıyorum, sürekli ağlıyorum. Bu parayı geri alabilecek miyiz, yoksa tamamen gitti mi bilmiyorum. Yetkililerden tek isteğim, bu işin takipçisi olmaları ve mağdurların sesini duymaları" diye konuştu.
Fon Krizinin Arka Planı
Son dönemde Türkiye'de bazı yatırım fonlarında yaşanan değer kayıpları ve satış emirlerinin engellenmesi, geniş bir mağdur kitlesi oluşturdu. Yüzlerce milyar liralık büyüklüğe ulaşan kriz, özellikle küçük yatırımcıyı vurdu. Birçok kişi, fonların yönetiminden sorumlu kurumlar ve düzenleyici otoriteler hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak şu ana kadar somut bir çözüm üretilebilmiş değil.
Uzmanlar, fonların yapısı ve satış emirlerinin nasıl engellendiği konusunda şeffaf bir açıklama yapılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, mağdurların zararlarının tazmin edilmesi için yasal düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyorlar. Hazel Köse gibi binlerce mağdur, adaletin sağlanmasını ve bir daha böyle bir mağduriyet yaşanmamasını umut ediyor.
Bu tür krizler, yatırımcı güvenini sarsarken, tasarrufların doğru yönlendirilmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Hazel Köse'nin hikayesi, sistemin güvenilirliği konusunda derin bir sorgulama başlatmış durumda. Yetkililerin, mağdurların sesini duyması ve somut adımlar atması, hem ekonomik istikrar hem de toplumsal güven açısından kritik önem taşıyor.