Siirt'te fıstık hasadına sayılı günler kala, yaban domuzu sürüleri fıstık bahçelerine girerek ürünlere ve ağaçlara ciddi zarar veriyor. Üreticiler, özellikle gece saatlerinde etkili olan bu saldırılar nedeniyle mağdur olduklarını belirtirken, yetkililerden acil önlem talebinde bulunuyor. Bölgedeki çiftçiler, bu durumun hem bu yılki ürün kaybına hem de gelecek yıllar için endişeye yol açtığını ifade ediyor.
Domuzlar Fıstık Bahçelerini Bastı: Üretici Çaresiz
Türkiye'nin önemli fıstık üretim merkezlerinden biri olan Siirt'te, bu yıl hasat dönemi yaklaşırken yaban domuzu istilası yaşanıyor. Özellikle gece saatlerinde bahçelere giren domuz sürüleri, hem olgunlaşmaya başlayan fıstıkları yiyerek hem de ağaçların kök ve gövdelerini eşeleyerek büyük hasara neden oluyor. Üreticiler, bahçelerde nöbet tutmalarına rağmen domuz sürülerine karşı etkili bir mücadele yürütemediklerini söylüyor.
Siirt Ziraat Odası Başkanı Sabri Ekinci, yaptığı açıklamada, “Fıstık, Siirt için can damarı. Ağaçların altında eşelenen domuzlar, kökleri tahrip ediyor ve bu da ağaçların kurumasına yol açıyor. Genç fıstık bahçeleri tamamen hedef halinde. Üretici, büyük emek verdiği bahçelerden bir anda mahrum kalabilir” dedi. Ekinci, önlem alınmaması durumunda bölgede fıstık rekoltesinde ciddi düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlardan Uyarı: Doğal Denge ve Ekonomik Kayıp
Uzmanlar, yaban domuzlarının doğal yaşam alanlarının daralması ve besin kaynaklarının azalması nedeniyle yerleşim yerlerine ve tarım arazilerine inmek zorunda kaldığına dikkat çekiyor. Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, “Yaban domuzları, ekosistemin parçası olmakla birlikte, yaşam alanları insanlar tarafından işgal edildiğinde tarım alanlarına yöneliyorlar. Bu durum hem çiftçiler için ekonomik kayıp hem de ekolojik dengesizlik yaratıyor” diyor.
Prof. Dr. Yılmaz, ayrıca domuzların beslenme alışkanlıkları nedeniyle fıstık ağaçlarına verdiği zararın sadece meyve kaybıyla sınırlı olmadığını, kök tahribatının ağaçların sağlığını uzun yıllar etkileyebileceğini vurguladı. “Ağaçların köklerinin sökülmesi ya da zarar görmesi, su ve besin emilimini yavaşlatır. Bu da verim düşüklüğüne ve hatta ağaç ölümlerine neden olur” ifadelerini kullandı.
Çözüm Önerileri Neler?
Üreticiler ve uzmanlar, yaban domuzlarıyla mücadelede çeşitli yöntemlerin uygulanabileceğini belirtiyor. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir:
- Elektrikli çit sistemlerinin kurulması
- Yaban domuzlarının doğal yaşam alanlarına yem bırakılması
- Yetkililer tarafından kontrollü avlanma organizasyonlarının yapılması
- Uzaklaştırıcı ses sistemlerinin kullanılması
- Biyolojik mücadele yöntemlerinin araştırılması
Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, domuzların yoğun olarak görüldüğü bölgelerde incelemelere başladı. Müdürlükten yapılan açıklamada, “Köylerdeki üreticilerimizin şikayetleri doğrultusunda gerekli teknik çalışmalarımız sürüyor. Yaban domuzu popülasyonunun kontrol altına alınması için ilgili kurumlarla koordineli bir şekilde hareket ediyoruz” denildi.
Siirt'in Fıstık Rekoltesi Tehlikede
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Siirt’te yaklaşık 20 bin ton fıstık üretimi yapılıyor ve bu üretim Türkiye toplamının önemli bir bölümünü karşılıyor. Yaban domuzu saldırıları, bu yılki rekolteyi doğrudan etkileyebilir. Siirt Ticaret Borsası yetkilileri, ürün kaybının yaşanması halinde fıstık fiyatlarında artış yaşanabileceğini belirtiyor.
Diğer yandan, bu durum yalnızca Siirt’e özgü değil. Türkiye’nin birçok bölgesinde tarım arazilerine yaban domuzu saldırıları artarak devam ediyor. Son yıllarda bu hayvanların sayısındaki artış, çiftçilerin en büyük sorunlarından biri haline geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu konuda köklü çözümler üretmesi gerektiği dile getiriliyor. Kırsal kalkınma planları çerçevesinde, çiftçilere yaban domuzlarına karşı caydırıcı sistemlerin kurulumu için maddi destek sağlanması gerektiği de önerilen çözümler arasında.
Siirtli üreticiler, hasat dönemi yaklaşırken domuzlara karşı önlem bekliyor. Aksi takdirde bu yıl emeklerinin büyük bir kısmı heba olacak gibi görünüyor. Yerel yetkililer ise çözüm için çalışmalarını sürdürüyor.