Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçilikle Mücadele Günü’nde çırak çocuklar için geniş bir dayanışma ağı kurduğunu duyurdu. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında eğitim gören çırakların haklarını korumak ve destek olmak amacıyla oluşturulan ağ, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve gönüllüleri bir araya getiriyor. Vakıf ayrıca bu yılki Çocuğun İnsan Hakları Ödülü sahiplerini de belirledi.
Dayanışma ağının kapsamı ve hedefleri
Fişek Enstitüsü'nün öncülüğünde kurulan dayanışma ağı, MESEM'de eğitim gören çıraklara yönelik psikososyal destek, hukuki danışmanlık ve eğitim materyali sağlamayı hedefliyor. Ağ kapsamında, çırakların çalışma koşullarının iyileştirilmesi, okul-devam oranlarının artırılması ve çocuk işçiliğinin önlenmesi için ortak projeler yürütülecek. Enstitü yetkilileri, bu yapılanmanın Türkiye'de ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde hayata geçirildiğini belirtti.
Çocuğun İnsan Hakları Ödülü sahipleri
Vakıf, Çocuğun İnsan Hakları Ödülü'nü bu yıl çocuk işçiliğiyle mücadelede özverili çalışmalarıyla tanınan üç kişiye verdi. Ödül sahipleri arasında, Mardin'de çıraklık yapan çocuklara eğitim desteği sunan bir öğretmen, İstanbul'da atölyelerde çalışan çocukların hakları için hukuki mücadele yürüten bir avukat ve Gaziantep'te mesleki eğitim merkezlerinin koşullarını iyileştiren bir sendika temsilcisi yer alıyor. Ödüller, düzenlenen bir törenle sahiplerine takdim edildi.
MESEM sistemi ve çırak çocukların durumu
MESEM, 2019 yılında yürürlüğe giren ve ortaokul mezunu öğrencilerin mesleki eğitim alırken aynı zamanda çalışmasına olanak tanıyan bir sistem. Ancak uygulamada, çırakların uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve yetersiz eğitim olanakları gibi sorunlarla karşılaştığı biliniyor. Fişek Enstitüsü'nün araştırmaları, MESEM'deki her üç çıraktan birinin temel hakları konusunda bilgisiz olduğunu ortaya koyuyor. Dayanışma ağı, bu bilinç eksikliğini gidermek için farkındalık kampanyaları da düzenleyecek.
Uzmanlardan değerlendirme
Çocuk işçiliğiyle mücadele alanında çalışan uzmanlar, Fişek Enstitüsü'nün girişimini önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Ancak asıl çözümün, MESEM yasasının revize edilmesi ve çıraklara yönelik sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi olduğunu vurguluyor. Enstitü, kurduğu ağ ile yasa değişikliği için kamuoyu oluşturmayı ve hükümete somut öneriler sunmayı hedefliyor. Çocuk işçiliğinin önlenmesi, yalnızca yasal düzenlemelerle değil, toplumsal seferberlikle mümkün olabilir.