Filistinli gruplar, Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasının kalıcı bir çözüme dönüşmesini hedefleyen mutabakatların uygulanmasını engellemekle İsrail'i suçladı. Yapılan ortak açıklamada, Tel Aviv yönetiminin ilk aşamadaki anlaşma hükümlerinden geri adım attığı ve ateşkesin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği belirtildi. Bu gelişme, bölgede zaten kırılgan olan ateşkesin geleceğine ilişkin endişeleri artırırken, uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarını da zora sokuyor.
İsrail'e yönelik suçlamalar
Filistinli gruplar tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in ateşkesin ikinci aşamasına geçiş için gerekli olan mutabakatları kasten engellediği ifade edildi. Açıklamada, İsrail'in özellikle insani yardımların girişi, kalıcı ateşkes müzakereleri ve esir takası konularındaki taahhütlerini yerine getirmediği vurgulandı. Ayrıca, İsrail güçlerinin Gazze'nin çeşitli bölgelerinde ateşkes ihlalleri yaparak sivil kayıplara yol açtığı öne sürüldü. Hamas ve İslami Cihad'ın da aralarında bulunduğu gruplar, bu ihlallerin, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin güvenilirliğini sarstığını dile getirdi. Filistinli yetkililer, İsrail'in bu tutumunun bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Mutabakat zemininde kırılma
Gazze'de mayıs ayında sağlanan ateşkes, İsrail ile Filistinli gruplar arasında üç aşamalı bir anlaşmayı öngörüyordu. İlk aşamada çatışmaların durdurulması, insani yardımların artırılması ve esir takası yapılması planlanmıştı. Ancak Filistinli gruplar, İsrail'in bu aşamadaki yükümlülüklerini eksik yerine getirdiğini, özellikle de ağır silahların geri çekilmesi ve sınır kapılarının açılması konularında yavaş davrandığını belirtiyor. İkinci aşamada ise kalıcı bir ateşkesin müzakeresi ve Gazze'nin yeniden inşası için kapsamlı bir planın hayata geçirilmesi öngörülüyordu. Ancak taraflar arasındaki güven eksikliği ve siyasi çıkmazlar, sürecin ilerlemesini engelliyor. Özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümetinin sağcı kanadı, Filistinlilerle herhangi bir kapsamlı anlaşmaya karşı çıkarak süreci baltaladığı yönünde eleştiriler alıyor.
Filistinli grupların açıklamasında, İsrail'in 'Filistin halkına karşı soykırım suçu işlemeyi sürdürdüğü' ifadesi yer alırken, uluslararası topluma 'sessiz kalarak bu ihlallere ortak olmama' çağrısı yapıldı. Açıklamada, ateşkesin korunması için BM Güvenlik Konseyi ve diğer uluslararası aktörlerin daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı. Öte yandan İsrail tarafından yapılan açıklamalarda ise Filistinli grupların 'ateşkesi fırsat bilerek silahlandığı' iddia ediliyor ve müzakerelerde esneklik gösterdiklerini savunuyorlar.
Bölgedeki gözlemciler, bu karşılıklı suçlamaların, ateşkesin sürdürülebilmesi için yürütülen diplomatik çabaları olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Mısır'ın öncülüğünde yürütülen dolaylı müzakerelerin tıkandığı, taraflar arasında doğrudan bir diyalogun henüz kurulamadığı belirtiliyor. Bu durum, Gazze'de insani koşulların her geçen gün kötüleştiği bir ortamda, bölgesel istikrarı tehdit eden yeni bir krize kapı aralıyor.
Uzmanlar, ateşkesin kalıcı hale gelmesi için tarafların siyasi irade göstermesi ve uluslararası garantörlerin devreye girmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak mevcut tablo, hem Filistinli grupların hem de İsrail'in iç siyasi dinamiklerinin kapsamlı bir anlaşmayı zorlaştırdığını gösteriyor. Bu noktada, tarafların birbirine güvenini artıracak küçük adımların atılması ve ateşkesin insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasıyla pekiştirilmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde Gazze'de yeniden çatışma riski kaçınılmaz görünüyor.
Bağımsız değerlendirme: Filistinli grupların İsrail'i mutabakatları engellemekle suçlaması, ateşkesin kırılgan bir yapı üzerine inşa edildiğini bir kez daha hatırlatıyor. İsrail'in güvenlik endişeleri ile Filistin'in devlet olma talepleri arasında sıkışan sürecin, iki tarafın da iç siyasi çıkarları nedeniyle rahatlıkla rayından çıkabileceği görülüyor. Uluslararası toplumun, sadece ateşkesi tesis etmekle kalmayıp, kalıcı bir siyasi çözüm için tarafları zorlaması gerekiyor. Bu yapılmazsa, her an yeni bir çatışma patlak verebilir ve bölgede zaten yükselen gerilim daha da derinleşebilir.