Birleşmiş Milletler (BM), Gazze ve Batı Şeria genelinde devam eden insani yardım çalışmaları için gereken 4 milyar dolarlık bütçenin yalnızca çok küçük bir kısmının toplanabildiğini açıkladı. Bu durum, bölgede artan insani ihtiyaçlar karşısında uluslararası toplumun yetersiz kaldığına işaret ediyor. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Filistin topraklarında yaklaşık 2,7 milyon insan acil yardıma muhtaç durumda. Açıklanan finansman açığı, yardım kuruluşlarının operasyonlarını sürdürebilmesi için kritik bir eşiğe ulaşmış durumda.
Finansman Krizi ve Artan İhtiyaçlar
BM'nin 2023 yılı için hazırladığı İnsani Yardım Planı, Gazze ve Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilere gıda, su, sağlık, barınma ve eğitim gibi temel hizmetleri sağlamayı hedefliyor. Ancak, toplanan fonların yetersizliği nedeniyle bu hizmetlerin büyük bir kısmı askıya alınma riskiyle karşı karşıya. BM yetkilileri, özellikle Gazze Şeridi'nde elektrik kesintileri, temiz suya erişimde yaşanan zorluklar ve sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesi gibi ciddi sorunlara dikkat çekiyor.
OCHA'nın son raporuna göre, Filistin topraklarında insani yardım için gereken 4 milyar doların sadece yüzde 15'i karşılanabildi. Bu oran, geçtiğimiz yıllara oranla önemli bir düşüşü temsil ediyor. Raporda, uluslararası bağışçıların taahhütlerini yerine getirmemesi ya da yardım miktarlarını azaltması, bu açığın başlıca nedeni olarak gösteriliyor. Özellikle Körfez ülkeleri ve Batılı devletlerin, bölgedeki siyasi belirsizlikler nedeniyle yardımları kısması, krizin derinleşmesine yol açıyor.
Bölgedeki Durumun Ciddiyeti
Gazze Şeridi, yıllardır süren abluka ve çatışmaların etkisiyle ağır bir insani krizle boğuşuyor. BM'ye göre, Gazze'deki nüfusun yaklaşık yüzde 80'i insani yardıma bağımlı durumda. Temel altyapının tahrip olması, işsizlik oranlarının yüzde 50'yi aşması ve gıda güvensizliğinin yaygınlaşması, bölgeyi yaşanmaz hale getiriyor. Batı Şeria'da ise İsrail'in yerleşim politikaları ve ev yıkımları, Filistinlilerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.
BM Genel Sekreteri António Guterres, yaptığı açıklamada, "Filistin halkı unutulmuş bir krizle karşı karşıya. Uluslararası toplumun bu ihmali, daha büyük bir istikrarsızlığa yol açacaktır" diyerek acil harekete geçilmesi çağrısında bulundu. Guterres, ayrıca üye devletlere, taahhüt ettikleri yardımları derhal ödemeleri ve yeni kaynaklar yaratmaları yönünde çağrı yaptı.
BM'nin bu çağrısına rağmen, özellikle küresel ekonomik krizler, Ukrayna savaşı ve diğer bölgesel çatışmaların gölgesinde Filistin'e yönelik yardımlar ikinci plana atılmış durumda. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede bölgede daha derin bir insani felakete yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, yardım kuruluşlarının bütçe kesintileri nedeniyle personel azaltmaya gitmesi ya da programlarını durdurması, zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştiriyor.
Finansman açığının kapatılması için BM, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak yeni kaynaklar bulmaya çalışıyor. Ancak, bu çabalar mevcut krizin boyutları karşısında yetersiz kalıyor. BM İnsani Yardım Koordinatörü, "4 milyar dolarlık bir bütçenin karşılanabilmesi için uluslararası toplumun kolektif bir sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Bu sadece bir insani görev değil, aynı zamanda barış ve güvenlik için de kritik bir önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Önümüzdeki aylar, Filistin'deki insani durumun seyri açısından belirleyici olacak. Eğer yeni fonlar sağlanmazsa, gıda dağıtımı, sağlık hizmetleri ve eğitim programları gibi hayati yardımların büyük ölçüde durdurulması kaçınılmaz görünüyor. Bu da bölgede daha fazla acı ve istikrarsızlık anlamına gelecek. Uluslararası toplumun bu uyarıları dikkate alması ve somut adımlar atması, hem Filistin halkının geleceği hem de bölgesel barış için zorunlu görünüyor.