Filistin Sağlık Bakanı Macid Ebu Ramazan, Gazze Şeridi'nde sağlık sisteminin yeniden inşası için etkin ve koordineli bir uluslararası müdahaleye acil ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Ebu Ramazan, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in saldırıları sonucu sağlık altyapısının büyük ölçüde tahrip olduğunu ve mevcut kaynaklarla hizmet sunmanın imkansız hale geldiğini vurguladı. Bakan, uluslararası toplumun sadece insani yardım değil, aynı zamanda kalıcı bir yeniden yapılanma süreci için mali ve teknik destek sağlaması gerektiğini ifade etti. Bu çağrı, bölgede ekonomik ve insani krizin her geçen gün derinleştiği bir dönemde geldi.
Sağlık Altyapısı Çökmüş Durumda
Gazze'deki sağlık tesislerinin %80'i ya tamamen yıkılmış ya da ağır hasar görmüş durumda. Hastanelerde elektrik, su ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada. Dünya Sağlık Örgütü'nün son raporlarına göre, bölgede faaliyet gösteren hastane sayısı 36'dan 8'e düştü. Bu hastaneler de sadece sınırlı kapasiteyle hizmet verebiliyor. Ebu Ramazan, "Sağlık sisteminin yeniden ayağa kaldırılması için sadece acil yardım yeterli değil. Kalıcı çözüm için uluslararası bir konsorsiyum oluşturulmalı ve finansman sağlanmalı" dedi.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, saldırılar başladığından bu yana 500'den fazla sağlık çalışanı hayatını kaybetti, 1000'den fazlası yaralandı. İlaç stokları tükenme noktasında, kronik hastalar ve yaralılar için temel tedaviler dahi yapılamıyor. Bebek ölümleri ve salgın hastalık riski her geçen gün artıyor. Bu tablo, Gazze'de sağlık sisteminin çöküşünü ve acil müdahale ihtiyacını gözler önüne seriyor.
Ekonomik Maliyet ve Uluslararası Sorumluluk
Gazze'de sağlık sisteminin yeniden inşası için gereken tahmini maliyet 5 milyar doları aşıyor. Bu rakam, sadece bina ve ekipman değil, aynı zamanda sağlık personelinin eğitimi, ilaç tedarik zincirinin kurulması ve uzun vadeli bakım hizmetlerini kapsıyor. Filistin Sağlık Bakanı, uluslararası donör konferansı düzenlenmesi çağrısında bulunarak, "Bu yükü tek başımıza kaldıramayız. İşgalci güç de dahil olmak üzere tüm taraflar, uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirmelidir" ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, Gazze'deki sağlık krizinin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtiyor. Uzmanlar, sağlık sisteminin çökmesinin sadece insani değil, aynı zamanda ekonomik bir felakete yol açacağını vurguluyor. Salgın hastalıkların yayılması, iş gücü kaybı ve uzun vadeli sağlık harcamaları, Filistin ekonomisini on yıllar boyunca olumsuz etkileyecek.
Yeniden İnşa İçin Adımlar ve Zorluklar
Sağlık sisteminin yeniden inşası için atılması gereken adımlar şöyle sıralanıyor:
- Acil insani koridorların açılması ve tıbbi malzeme girişinin sağlanması
- Yıkılan hastanelerin hızla onarılması veya prefabrik tesisler kurulması
- Sağlık personelinin güvenliği ve eğitimi için uluslararası garantörlük
- Kalıcı finansman mekanizmalarının oluşturulması (örneğin, BM gözetiminde bir fon)
- Elektrik, su ve atık yönetimi gibi altyapı hizmetlerinin entegre edilmesi
Ancak bu adımların hayata geçirilmesi kolay değil. İsrail'in ablukası ve devam eden çatışmalar, uluslararası yardımların ulaştırılmasını engelliyor. Ayrıca, uluslararası toplumun siyasi irade eksikliği ve finansman taahhütlerindeki belirsizlikler, süreci yavaşlatıyor. Ebu Ramazan, "Bugüne kadar yapılan yardımlar damla düzeyinde kaldı. Artık somut adımlar ve bağlayıcı taahhütler bekliyoruz" diyerek tepkisini dile getirdi.
Öte yandan, bazı uluslararası kuruluşlar Gazze'de geçici sağlık merkezleri kurmaya başladı. Sınırlı da olsa bu çabalar, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamada kritik rol oynuyor. Ancak kalıcı bir çözüm için siyasi istikrar ve ekonomik kalkınma şart.
Sonuç olarak, Gazze'de sağlık sisteminin yeniden inşası, yalnızca tıbbi bir mesele değil; aynı zamanda ekonomik, siyasi ve ahlaki bir sorumluluktur. Uluslararası toplumun etkin ve koordineli müdahalesi olmadan, bölgede kalıcı bir iyileşme sağlanamaz. Filistin Sağlık Bakanı'nın çağrısı, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor.