İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları üçüncü yılına girdi. Siyonist zihniyetin attığı 200 bin ton bombayla Gazze karış karış yok edildi. Ancak dünyanın dört bir yanında Filistin davasına dair küresel uyanış engellenemedi. Direniş, artık sadece bölgesel değil, küresel bir boyut kazandı.
Gazze'de Yıkımın Boyutları
İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği saldırılarda üç yıl geride kaldı. Bu süreçte kullanılan 200 bin ton bomba, bölgedeki altyapıyı, konutları, hastaneleri ve okulları yerle bir etti. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze'nin %80'i yeniden inşa edilemeyecek kadar hasar gördü. Sivil kayıpların sayısı on binleri aşarken, insani kriz her geçen gün derinleşiyor. Elektrik, su ve gıda gibi temel ihtiyaçlara erişim neredeyse imkânsız hale geldi.
Ancak tüm bu yıkıma rağmen, Filistin halkının direnişi ve dünya genelindeki destek dalgası dikkat çekici boyutlara ulaştı. İsrail'in askeri üstünlüğüne rağmen, uluslararası kamuoyunda Filistin davasına olan ilgi arttı.
Küresel Uyanışın Dinamikleri
Son üç yılda, dünya genelinde milyonlarca insan Filistin için sokaklara döküldü. Londra'dan Jakarta'ya, Şikago'dan Cape Town'a kadar geniş bir coğrafyada protestolar düzenlendi. Sosyal medya platformlarında #FreePalestine etiketi milyarlarca kez paylaşıldı. Üniversite kampüslerinde boykot hareketleri başladı, sanatçılar ve sporcular seslerini yükseltti.
Bu küresel hareketin en önemli sonuçlarından biri, birçok ülkenin İsrail'e yönelik silah satışını askıya alması oldu. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde İsrail yetkilileri hakkında soruşturmalar başlatıldı. Filistin'in bağımsızlığını tanıyan ülke sayısı da her geçen gün artıyor.
Direnişin Dönüşümü ve Gelecek Perspektifi
Filistin direnişi, sadece silahlı mücadeleden ibaret değil. Sivil itaatsizlik, ekonomik boykot ve hukuki mücadele gibi farklı alanlarda da kendini gösteriyor. Özellikle BDS (Boykot, Tecrit ve Yaptırım) hareketi, uluslararası şirketler üzerinde baskı oluşturarak somut sonuçlar elde etmeye başladı.
Öte yandan, İsrail'in saldırılarına rağmen Hamas ve diğer direniş grupları varlıklarını sürdürüyor. Bölgesel aktörlerin tutumu ise değişkenlik gösteriyor. Bazı Arap ülkeleri ilişkilerini normalleştirme yoluna giderken, İran ve Türkiye gibi ülkeler Filistin'e destek veriyor.
Uluslararası Toplumun Tutumu
Batılı ülkelerin çoğu, İsrail'e destek vermeye devam etse de kamuoyu baskısı politikaları etkiliyor. ABD'de genç seçmenler arasında Filistin yanlısı tutum giderek güçleniyor. Avrupa'da ise sol partiler ve sivil toplum kuruluşları İsrail'e karşı daha sert eleştiriler yöneltiyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen ateşkes çağrıları, sembolik de olsa uluslararası iradeyi yansıtıyor. Ancak Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisi nedeniyle bağlayıcı kararlar alınamıyor.
Sonuç ve Değerlendirme
İsrail'in üç yıllık saldırıları, Gazze'de büyük bir yıkıma yol açtı; ancak Filistin davası küresel bir mesele haline geldi. Direniş, artık sadece Filistinlilerin değil, dünya çapında adalet arayanların ortak sesi oldu. Önümüzdeki dönemde, uluslararası baskıların artması ve Filistin'in tanınması yönünde adımların hızlanması bekleniyor. Yine de kalıcı bir çözüm için İsrail'in işgal politikalarından vazgeçmesi ve Filistin halkının temel haklarının güvence altına alınması şart.