İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP eski milletvekili Gürsel Tekin'in şikayeti üzerine yürütülen 'figüran' soruşturması kapsamında, gazeteciler Fatih Altaylı ve Timur Soykan'ı ifadeye çağırdı. Soruşturmanın, sosyal medyada dolaşan ve bir siyasi partinin mitinglerinde figüranların kullanıldığı iddialarına ilişkin olduğu öğrenildi. Her iki gazetecinin de önümüzdeki günlerde savcılıkta ifade vereceği belirtildi.
Soruşturmanın Perde Arkası
Gürsel Tekin, geçtiğimiz haftalarda sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla gündeme gelmişti. Tekin, bir siyasi partinin mitinglerinde paralı figüranların kullanıldığını öne sürmüş ve bu iddiaların araştırılması için savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Başsavcılık, Tekin'in dilekçesi üzerine 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' ve 'sosyal medyada dezenformasyon' suçlamalarıyla soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında, iddialara ilişkin paylaşımlarıyla dikkat çeken gazeteciler Fatih Altaylı ve Timur Soykan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin ifadesine başvurulması kararlaştırıldı.
Gazetecilerin Açıklamaları
Fatih Altaylı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Ben yaptığım haberin arkasındayım. Gerekirse ifade veririm, hukuki süreç neyi gerektiriyorsa onu yaparım" dedi. Timur Soykan ise, "Savcılığın çağrısına uyacağım. Ben sadece kamuoyunun bilgi edinme hakkı için çalışıyorum. Herhangi bir suç unsuru görmüyorum" şeklinde konuştu. Sosyal medyada da konuya ilişkin yoğun tartışmalar yaşanırken, bazı kullanıcılar gazetecilerin ifadeye çağrılmasını 'basın özgürlüğüne saldırı' olarak nitelendirdi.
Soruşturmanın Kapsamı Genişliyor
Savcılığın, soruşturma kapsamında iddialara konu olan görüntüleri ve sosyal medya hesaplarını incelemeye aldığı, ayrıca olayla ilgili olarak bazı siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatlarından bilgi istediği öğrenildi. Soruşturmanın genişletilmesiyle, Türkiye genelinde miting ve etkinliklerde figüran kullanılıp kullanılmadığına dair kapsamlı bir araştırma yapılacağı konuşuluyor.
Hukuki Boyut ve Değerlendirme
Uzmanlar, 'figüran' kullanımının tek başına suç teşkil etmeyeceğini, ancak bu tür iddiaların toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğini belirtiyor. Avukat Özgür Yılmaz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Ortada somut bir suç varsa soruşturma yapılmalıdır. Ancak gazetecilerin ifadeye çağrılması, ifade özgürlüğü kapsamında hassas bir konudur. Bu tür çağrıların caydırıcı bir etkisi olmamalıdır" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Gürsel Tekin'in avukatı, müvekkilinin iddialarının arkasında olduğunu ve sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı. Gelişmeler, Türkiye'de medya ve siyaset arasındaki gerilimli ilişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı.