Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, Riyad'a askeri destek sinyali verdi. Fidan, "Anlaşma sağlanırsa Mehmetçik Yemen'de görev alabilir" diyerek Türkiye'nin bölgesel güvenlik konusundaki tutumunu netleştirdi. Bu açıklama, Yemen krizinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı.
Fidan: "Askeri Destek İçin Anlaşma Şart"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan'a yönelik Husilerin saldırıları sonrası düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin Riyad'a askeri destek verebileceğini açıkladı. Fidan, "Suudi Arabistan ile yapılacak ikili anlaşmalar çerçevesinde, Mehmetçik Yemen'de görev alabilir. Bu konuda prensipte mutabıkız" ifadelerini kullandı. Açıklama, Türkiye'nin Yemen krizine doğrudan müdahil olabileceği yönündeki ilk resmi sinyal olarak kaydedildi.
Fidan, Türkiye'nin bölgede istikrarın sağlanması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu belirterek, "Suudi Arabistan'ın güvenliği bizim için önemlidir. Husilerin saldırıları sadece Riyad'ı değil, tüm bölgeyi tehdit ediyor" dedi. Bakan, askeri desteğin kapsamı ve zamanlaması konusunda detay vermedi ancak görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.
Husilerin son haftalarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları artmış durumda. Suudi yetkililer, saldırılarda sivil kayıpların olduğunu bildirdi. Türkiye'nin olası askeri desteği, Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesini güçlendirebilir.
Yemen Krizinde Türkiye'nin Rolü ve Arka Plan
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasında şiddetlenmiş durumda. Türkiye, bugüne kadar Yemen krizinde diplomatik çözümlerden yana tavır aldı ve askeri bir angajman içinde olmadı. Ancak son gelişmeler, Ankara'nın bölgesel güvenlik mimarisinde daha aktif rol alabileceğini gösteriyor.
Türkiye'nin Suudi Arabistan ile son yıllarda gelişen ilişkileri, bu askeri iş birliği sinyalinin altyapısını oluşturuyor. 2022'deki karşılıklı ziyaretler ve savunma anlaşmaları, iki ülke arasındaki güveni artırmıştı. Fidan'ın açıklaması, bu yakınlaşmanın somut bir askeri boyuta taşınabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin Yemen'de askeri varlık göstermesinin risklerine dikkat çekiyor. Bölgede İran destekli Husilerin varlığı, olası bir Türk askeri misyonunu zorlaştırabilir. Ayrıca, Yemen'in karmaşık jeopolitiği, Ankara'nın adımlarını dikkatli atmasını gerektiriyor. Fidan'ın "anlaşma sağlanırsa" vurgusu, bu temkinli yaklaşımın bir yansıması.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Türkiye'nin olası askeri desteği, ABD ve Batılı müttefikler tarafından da yakından izleniyor. Suudi Arabistan, ABD'nin bölgedeki en önemli ortaklarından biri. Türkiye'nin devreye girmesi, Yemen krizinde dengeyi değiştirebilir. İran ise Husilere verdiği destekle biliniyor ve Türkiye'nin hamlesi Tahran'da rahatsızlık yaratabilir.
Birleşmiş Milletler, Yemen'deki insani krizin derinleşmesinden endişe duyuyor. Türkiye'nin askeri müdahalesi, insani yardımların ulaştırılmasını zorlaştırabilir veya tam tersine güvenli koridorlar açabilir. Fidan, "Askeri desteğimiz insani yardımlarla birlikte yürütülecek" diyerek bu endişeleri gidermeye çalıştı.
Bölgesel güçlerin tepkileri henüz net değil. Mısır ve BAE, Suudi Arabistan'ın yanında yer alırken, Katar da arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Türkiye'nin adımı, Körfez ülkeleri arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirebilir.
Sonuç olarak, Hakan Fidan'ın açıklaması, Türkiye'nin Yemen politikasında bir dönüm noktası olabilir. Askeri destek sinyali, Riyad ile stratejik ortaklığı güçlendirebilir ancak bölgesel riskleri de beraberinde getiriyor. Ankara'nın atacağı adımlar, hem Yemen'in geleceğini hem de Orta Doğu'daki güç dengelerini etkileyecek. Önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmeler, bu sinyalin somut bir anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceğini gösterecek.