Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya'nın doğusundaki ve batısındaki iki rakip yönetimin önemli isimleriyle ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter ile görüştü. Görüşmelerin ana gündem maddesi, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası oldu.
Deniz Yetki Alanı Mutabakatı Yeniden Masada
Fidan'ın her iki liderle yaptığı görüşmelerde, mutabakat muhtırasının uygulanması ve bölgesel deniz yetki alanlarındaki gelişmeler ele alındı. Türkiye ile Libya arasındaki anlaşma, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını düzenliyor ve bölgedeki enerji kaynaklarının paylaşımı açısından stratejik bir öneme sahip. Görüşmelerde ayrıca ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve Libya'daki siyasi istikrar sürecine dair konuların da gündeme geldiği belirtiliyor.
Diplomatik çevreler, Fidan'ın hem Dibeybe hem de Hafter ile aynı gün içinde görüşmesini, Türkiye'nin Libya'da tüm taraflarla diyalog kanallarını açık tutma politikasının bir yansıması olarak değerlendiriyor. Bu temaslar, Libya'daki bölünmüş siyasi yapı içinde Türkiye'nin dengeleyici bir rol üstlenme çabası olarak yorumlanıyor.
Libtadaki Siyasi Süreç ve Türkiye'nin Rolü
Libya, 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana siyasi istikrarsızlıkla mücadele ediyor. Ülkede 2014'ten itibaren iki ayrı hükümet ortaya çıktı: Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti ve doğuda Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi'ne bağlı yönetim. 2020'de varılan ateşkes anlaşması ve ardından yürütülen siyasi diyalog süreci, kalıcı bir çözüm üretmekte zorlandı. Türkiye, 2019'daki deniz mutabakatı ve güvenlik işbirliği anlaşmalarıyla Trablus hükümetine askeri ve siyasi destek sağlamıştı. Ancak son dönemde Ankara, Libya'nın doğusundaki aktörlerle de temaslarını artırarak kapsayıcı bir diplomasi izliyor.
Saddam Hafter, Libya Ulusal Ordusu'nun (LNA) komutanı Halife Hafter'in oğlu ve aynı zamanda genel komutan yardımcısı. Saddam Hafter ile yapılan görüşme, Türkiye'nin Libya'nın doğusundaki güçlerle de doğrudan iletişim kurduğunu gösteriyor. Bu durum, Ankara'nın Libya politikasında daha geniş bir angajman stratejisi benimsediği şeklinde yorumlanıyor.
Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar
Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanı anlaşması, Yunanistan, Mısır ve Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından daha önce defalarca tartışma konusu yapılmıştı. Türkiye, anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olduğunu savunurken, karşıt aktörler anlaşmayı tanımadıklarını açıklamıştı. Fidan'ın son görüşmeleri, anlaşmanın Libya tarafındaki tüm siyasi gruplar nezdinde canlı tutulması ve uygulanması yönünde bir irade ortaya koyuyor.
Enerji uzmanları, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon rezervlerinin paylaşımı konusunda Libya ile var olan mutabakatın, Türkiye'nin bölgedeki kıta sahanlığı iddialarını güçlendirdiğini belirtiyor. Ayrıca, Libya'da istikrarın sağlanması, Akdeniz'deki güvenlik ve enerji hatlarının güvenliği açısından da kritik görülüyor.
Dışişleri Bakanlığı'ndan görüşmelere ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak diplomatik kaynaklar, Fidan'ın görüşmelerde Libya'nın toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine verilen önemi vurguladığını ve tüm tarafları diyalog içinde çözüm üretmeye teşvik ettiğini aktarıyor.
Değerlendirme
Fidan'ın aynı gün içinde Libya'nın iki farklı siyasi kutbundan isimlerle görüşmesi, Türkiye'nin Libya politikasında yeni bir aşamaya işaret ediyor. Ankara, bir yandan 2019 mutabakatına dayalı kazanımlarını korurken, diğer yandan ülkedeki tüm aktörlerle temas kurarak uzun vadeli bir etki alanı oluşturmayı hedefliyor. Bu diplomasi trafiği, Libya'daki seçim sürecinin belirsizliğini koruduğu bir dönemde, Türkiye'nin bölgedeki ağırlığını pekiştirme çabası olarak okunabilir. Ancak kalıcı bir çözüm için Libya içi uzlaşının sağlanması ve uluslararası aktörlerin de desteğinin alınması gerekiyor.