İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, FETÖ'nün ByLock benzeri yeni bir gizli haberleşme uygulaması olan "Glooper"ı kullandığını ve bu uygulamanın arkasındaki finansal yapının Almanya'nın Köln kentinde 70 milyon euroluk bir merkez üssü olduğunu açıkladı. 17 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda örgütün üst düzey yapılanmasına ait kritik veriler ele geçirildi. Bakan Çiftçi'nin açıklamaları, FETÖ'nün dijital iletişim ağının ne denli gelişmiş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Operasyonun Detayları: 17 İlde Eş Zamanlı Baskın
İçişleri Bakanlığı koordinesinde gerçekleştirilen operasyon, 17 ilde eş zamanlı olarak düzenlendi. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ekipleri, örgütün sivil yapılanmasına yönelik geniş çaplı bir çalışma yürüttü. Bakan Çiftçi, operasyonda 80 gözaltı kararı olduğunu ve 61 şüphelinin yakalandığını belirtti. Ele geçirilen dokümanlar ve dijital materyaller arasında, örgütün üst düzey yöneticilerinin kullandığı "Glooper" adlı özel bir yazılımın kodları ve şifreleme sistemleri de yer alıyor.
Glooper Uygulaması: ByLock'un Halefi
Bakan Çiftçi, Glooper'ın FETÖ'nün önceki haberleşme aracı ByLock'un yerini aldığını ve çok daha gelişmiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Uygulamanın üç kademeli doğrulama sistemiyle çalıştığını ifade eden Çiftçi, "Glooper, kullanıcıların kimliğini doğrulamak için üç farklı katman kullanıyor. Bu katmanlar arasında biyometrik veriler, güvenlik kodları ve ses frekansları bulunuyor. Ayrıca mesajlar uçtan uca şifreleniyor ve sunucular yurt dışında konuşlandırılmış durumda." dedi. Bu özellikleriyle Glooper'ın, FETÖ'nün güvenlik güçlerine karşı direncini artırmayı hedeflediği anlaşılıyor.
Almanya'daki 70 Milyon Euro'lu Merkez Üssü
Operasyonun en çarpıcı boyutunu ise Almanya'nın Köln kentindeki finansal merkez oluşturuyor. Bakan Çiftçi, örgütün Glooper uygulamasının geliştirilmesi ve işletilmesi için Almanya'da bir merkez kurduğunu ve bu merkeze yaklaşık 70 milyon euro aktarıldığını belirtti. Söz konusu merkezin, sadece teknik altyapı değil aynı zamanda örgütün uluslararası finansal operasyonlarını yönettiği tespit edildi. Çiftçi, "Almanya'daki bu merkez, FETÖ'nün mali kaynaklarının yönetilmesinde kilit rol oynuyor. Ele geçirilen verilerde, buradan birçok ülkedeki hücrelere para transferleri yapıldığı görülüyor." şeklinde konuştu.
Sosyal Medya Bağlantıları ve Alihan Kuriş'in Rolü
Operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında sosyal medya fenomeni olduğu öne sürülen Alihan Kuriş de bulunuyor. Bakan Çiftçi, Kuriş'in örgütün gençlik yapılanmasında aktif rol oynadığını ve sosyal medya hesapları üzerinden FETÖ propagandası yaptığını belirtti. "Kuriş, özellikle gençlere yönelik içeriklerle örgüte eleman kazanmaya çalışıyordu. Yapılan incelemelerde, Kuriş'in Glooper uygulamasını da kullandığı ve üst düzey örgüt üyeleriyle gizli görüşmeler yaptığı tespit edildi." ifadelerini kullanan Çiftçi, Kuriş'in sorgusunun devam ettiğini ve hakkındaki suçlamaların ciddiyetine dikkat çekti.
Glooper'ın Teknik Özellikleri ve Türkiye'deki Yansımaları
Uzmanlar, Glooper'ın teknik altyapısının ByLock'tan çok daha karmaşık olduğunu ve anlık mesajlaşma, sesli görüşme ve dosya paylaşımının yanı sıra coğrafi konum takibi gibi özellikler içerdiğini belirtiyor. Üç kademeli doğrulama sistemi sayesinde, uygulamaya üçüncü kişilerin girmesi neredeyse imkansız hale getirilmiş. Güvenlik birimleri, ele geçirilen sunucular üzerinden örgütün dijital ayak izlerinin silinebilmesi için çalışma başlattı. Bu gelişmeler, Türkiye'nin terör örgütleriyle mücadelesinde dijital istihbaratın önemini bir kez daha gösteriyor.
Öte yandan, Almanya ile Türkiye arasında FETÖ'nün finansal yapısının çökertilmesi konusunda iş birliği yapılıp yapılmayacağı merak ediliyor. Türkiye, daha önce de FETÖ'nün Almanya'daki faaliyetlerine yönelik somut delilleri Alman makamlarıyla paylaşmış ancak Almanya'nın bu konudaki tutumunun yetersiz kaldığı yönünde eleştirilerde bulunmuştu. Bu yeni operasyonla birlikte, Almanya'nın Köln kentindeki merkezin varlığının iki ülke arasında yeni bir diplomatik krize yol açması bekleniyor.