Ankara'da Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ortak operasyonuyla FETÖ/PDY'nin kamu mahrem yapılanmasına yönelik geniş kapsamlı bir operasyon düzenlendi. Operasyonda, örgütün 'mahrem izdivaç' ağı içinde olduğu belirlenen 60 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin, kritik kamu kurumlarında görev yapan personeli hedef alarak örgütün geleceğini güvence altına almaya çalıştıkları tespit edildi.
Örgütün 'mahrem izdivaç' yapılanması nasıl işliyor?
FETÖ'nün kendine özgü 'mahrem izdivaç' modeli, örgütün kendi içindeki gizliliği ve bağlılığı artırmak için geliştirdiği bir yöntem olarak biliniyor. Bu modelde, örgüt üyeleri arasında düzenlenen evliliklerle sadakat ve gizlilik zinciri güçlendiriliyor, aynı zamanda kritik devlet kadrolarına sızma potansiyeli yüksek aileler oluşturuluyor. Özellikle askeriye, emniyet, yargı ve maliye gibi kilit kurumlarda görev yapan personel, bu ağ aracılığıyla birbirine bağlanıyor. Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin, bu yapı içinde 'abi' veya 'abla' olarak tabir edilen sorumlularla irtibatlı oldukları belirlendi.
MİT ve Emniyet'ten koordineli operasyon
Edinilen bilgilere göre, MİT'in uzun süredir yürüttüğü istihbari çalışmalar sonucunda örgütün mahrem yapılanmasına dair somut delillere ulaşıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) birimleriyle koordineli şekilde Ankara merkezli olarak düzenlenen operasyonda, önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Gözaltına alınan 60 şüphelinin ifade işlemleri sürüyor. Operasyonun, örgütün diğer illerdeki mahrem yapılanmalarına yönelik devam edeceği öğrenildi.
Kritik kamu kurumlarında görev yapanlar hedefte
Şüpheliler arasında, kamu kurumlarında görev yapan memurlar, öğretmenler, askeri personel ve emniyet mensuplarının bulunduğu belirtiliyor. Örgütün, bu kişileri 'mahrem izdivaç' yoluyla birbirine bağlayarak, olası bir çöküş durumunda dahi haberleşme ve yönlendirme ağını ayakta tutmayı amaçladığı ifade ediliyor. Ayrıca, örgütün bu yapı üzerinden devletin hassas bilgilerine erişim sağladığı ve kritik karar alma mekanizmalarını etkilemeye çalıştığı değerlendiriliyor.
FETÖ ile mücadelede yeni bir aşama
Türkiye, 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY ile topyekûn bir mücadele yürütüyor. Bu kapsamda örgütün askeri, emniyet, yargı, eğitim ve iş dünyasındaki yapılanmalarına yönelik binlerce operasyon gerçekleştirildi. Son operasyon, örgütün 'mahrem' olarak adlandırılan ve daha kapalı bir yapıda faaliyet gösteren izdivaç ağının deşifre edilmesi açısından kritik bir adım olarak görülüyor. Güvenlik kaynakları, örgütün bu tür hücre yapılanmalarının çözülmesinin, örgütün yeniden yapılanma çabalarını sekteye uğratacağını vurguluyor.
Gözaltıların ardından hukuki süreç
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilecek. Savcılık, şüpheliler hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçlamasıyla işlem yapıyor. Örgütün mahrem yapılanmasına yönelik soruşturmanın genişletilerek sürdürüleceği, firari durumda olan bazı şüphelilerin yakalanması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.
FETÖ'nün mahrem izdivaç ağının çökertilmesi, örgütün kamu içindeki gizli yapılanmasının ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu operasyon, örgütün sadece görünen üyeleriyle değil, aynı zamanda aile ve akrabalık bağlarıyla örülü hücreleriyle de mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü gösteriyor. Kamu kurumlarındaki tarikat yapılanmalarının temizlenmesi, demokratik hukuk devleti ve milli güvenlik açısından hayati önem taşıyor. Önümüzdeki günlerde benzer operasyonların farklı illerde de yapılması bekleniyor; bu da örgütün tamamen çökertilmesi yolunda önemli bir irade sergilendiğini ortaya koyuyor.