Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki 'mahrem izdivaç' yapılanmasına yönelik Ankara merkezli 15 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 26 şüpheliden 15'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Soruşturma, örgütün kamu yapılanmasında kritik görevlerde bulunan kişilerin birbirleriyle evlendirilerek haberleşme ve gizlilik ağının güçlendirilmesini hedefliyor.
Operasyonun detayları ve gözaltı süreci
Edinilen bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, savcılığın talimatıyla 15 ilde belirlenen adreslere sabah saatlerinde eş zamanlı baskın düzenledi. Gözaltına alınan şüpheliler arasında kamu kurumlarında görev yapan memurlar, öğretmenler ve bazı idari pozisyonlarda bulunan kişiler yer alıyor. Şüphelilerin, örgütün 'mahrem imam' olarak adlandırılan yapılanmasıyla irtibatlı oldukları ve örgüt talimatıyla evlilikler gerçekleştirdikleri iddia ediliyor.
Gözaltına alınan 26 şüpheliden 11'i, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 15'i tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, 15 şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Tutuklananlar arasında örgütün 'izdivaç' sorumlusu olduğu öne sürülen kişilerin de bulunduğu belirtiliyor.
FETÖ'nün izdivaç yapılanması nedir?
FETÖ'nün gizlilik esasına dayanan yapılanmasında, örgüt üyelerinin kendi aralarında evlendirilmesi, haberleşme ve güvenlik zincirinin kopmaması için uygulanan bir yöntem olarak biliniyor. Örgüt, kamu kurumlarına sızmış üyelerini birbirleriyle evlendirerek hem aidiyet duygusunu pekiştiriyor hem de olası bir çözülme durumunda baskı ve tehdit mekanizması oluşturuyor. 'Mahrem izdivaç' olarak adlandırılan bu sistemde, çiftler örgütün belirlediği isimlerle tanıştırılıyor ve evlilik kararı örgütün onayıyla alınıyor. Bu yapılanma, özellikle asker, polis, yargı ve eğitim kadrolarında kariyer basamaklarını tırmanan üyeler arasında yaygınlaştırılıyordu.
Örgütün sözde 'bekçi' ve 'mahrem imam' yapılanması, evlilikler yoluyla kurulan ağlar üzerinden haberleşiyor, finansal destek sağlıyor ve talimatları iletiliyordu. Bu yöntem, örgütün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalarda ortaya çıkan yapılanma şemasında da önemli bir yer tutuyor.
Soruşturmanın kapsamı ve benzer davalar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün kamu yapılanmasına yönelik soruşturmalarını genişletiyor. Bu operasyon, örgütün 'izdivaç' yapılanmasına yönelik son dönemdeki en kapsamlı müdahalelerden biri olarak kayıtlara geçti. Daha önce de çeşitli illerde benzer operasyonlar düzenlenmiş ve örgütün evlilik yoluyla oluşturduğu hücre yapılanmaları deşifre edilmişti.Güvenlik kaynakları, soruşturmanın sadece gözaltına alınanlarla sınırlı olmadığını, örgütün üst düzey yapılanmasına ulaşmayı hedeflediğini belirtiyor. Tutuklanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda yeni gözaltıların olabileceği değerlendiriliyor.
Toplumsal ve hukuki boyut
FETÖ'nün izdivaç yapılanması, sadece bir evlilik organizasyonu değil, aynı zamanda örgütsel bir kontrol mekanizması olarak işlev görüyor. Evlilikler yoluyla kurulan ağlar, örgütün kamu kurumlarındaki varlığını sürdürmesine ve kariyer planlaması yapmasına olanak tanıyordu. Bu yapı, örgütün sivil toplum, iş dünyası ve bürokrasi içindeki etkisini pekiştiriyordu.
Hukukçular, bu tür soruşturmaların delil toplama sürecinde hassasiyet gerektirdiğini, evlilik gibi özel hayata dair konuların örgütsel bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Soruşturmalar, örgüt üyeliği suçlamasıyla yürütülüyor ve şüphelilerin örgüt talimatıyla hareket edip etmedikleri araştırılıyor.
Öte yandan, tutuklanan şüphelilerin avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak karara itiraz edeceklerini açıkladı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gelişmelerin yaşanabileceği belirtiliyor.
Değerlendirme
FETÖ'nün kamudaki izdivaç yapılanmasına yönelik bu operasyon, örgütün gizli haberleşme ve kadrolaşma stratejilerine karşı yürütülen mücadelenin bir halkasını oluşturuyor. 15 tutuklama, yargı sürecinin devam edeceğini ve örgütün deşifre edilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü gösteriyor. Ancak, soruşturmaların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, delil odaklı yürütülmesi ve masumiyet karinesinin korunması, kamuoyunun adalete olan güveni açısından kritik önem taşıyor. Bu tür davaların uzun soluklu ve titiz bir şekilde ele alınması, hem örgütle mücadelede kalıcı başarı sağlanması hem de toplumsal barışın tesisi için elzem görünüyor.