Ankara'da, aralarında FETÖ firarisi eski savcı Zekeriya Öz'ün de bulunduğu 20 eski hakim ve savcı hakkında verilen zaman aşımı kararı, Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından kaldırıldı. Yerel mahkemenin verdiği zaman aşımı kararı, temyiz incelemesi sonucunda bozuldu. Karar, örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılanan ve firari durumda bulunan eski yargı mensuplarının dosyalarının yeniden ele alınmasının önünü açtı.
Zaman aşımı kararı neden kaldırıldı?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin zaman aşımına ilişkin değerlendirmesini hukuka aykırı buldu. Daire, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği ve dosyadaki delil durumu göz önüne alındığında, zaman aşımı süresinin dolmadığına hükmetti. Kararda, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve firari durumda bulunan sanıkların yargılamasının devam etmesi gerektiği vurgulandı. Bu karar, benzer dosyalar için de emsal teşkil edecek nitelikte.
FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında, aralarında Zekeriya Öz'ün de bulunduğu çok sayıda eski hakim ve savcı hakkında dava açılmıştı. Ancak bir kısmı firari durumda olduğu için yargılamalar uzamış, yerel mahkemeler bazı sanıklar yönünden zaman aşımı kararı vermişti. Yargıtay'ın son kararı, bu kararların hukuki dayanağını ortadan kaldırdı.
Zekeriya Öz ve diğer sanıkların durumu
Zekeriya Öz, FETÖ'nün kilit isimlerinden biri olarak aranıyor. 2013 yılındaki 17-25 Aralık operasyonlarının ardından örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle hakkında yakalama kararı çıkarılan Öz, 2016'dan bu yana firari. Öz'ün yanı sıra, aralarında eski hakim ve savcıların bulunduğu 20 kişilik grup hakkında da benzer suçlamalar yöneltiliyor. Sanıkların bir kısmının yurt dışında olduğu, bir kısmının ise Türkiye'de yargılanmaya devam ettiği biliniyor.
Yargıtay kararının ardından, ilgili ağır ceza mahkemelerinin dosyaları yeniden ele alması ve sanıklar hakkında yakalama kararlarının güncellenmesi bekleniyor. Firari sanıkların yargılamaları, gıyabi olarak sürdürülecek. Karar, FETÖ soruşturmalarında yargı sürecinin kararlılıkla devam ettiğini gösteriyor.
FETÖ yargılamalarında son durum
15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen FETÖ soruşturmaları kapsamında bugüne kadar binlerce kişi hakkında dava açıldı. Örgütün yargı yapılanmasına yönelik soruşturmalar, özellikle eski hakim ve savcılar üzerinde yoğunlaştı. Ancak firari sanıkların yurt dışına kaçması ve yargılamaların uzaması, zaman aşımı tartışmalarını gündeme getirmişti. Yargıtay'ın son kararı, bu tartışmalara bir ölçüde son veriyor.
FETÖ lideri Fetullah Gülen'in ABD'deki varlığı ve örgütün yurt dışı yapılanması, firari sanıkların yakalanmasını zorlaştırıyor. Türkiye, firari sanıkların iadesi için uluslararası düzeyde girişimlerde bulunuyor. Ancak bazı ülkelerin iade taleplerine olumsuz yanıt vermesi, dosyaların gıyabi yargılamalarla sürmesine neden oluyor.
Kararın olası etkileri
Yargıtay'ın zaman aşımı kararını kaldırması, hem FETÖ davaları hem de genel yargı pratiği açısından önemli sonuçlar doğuracak. Karar, örgüt üyeliği suçlarında zaman aşımının uygulanmasının önüne geçerek, firari sanıkların yargılanmaya devam etmesini sağlayacak. Bu durum, benzer davalarda yerel mahkemelerin daha dikkatli olmasına yol açabilir. Ayrıca, kamuoyunda yargı sürecinin adil ve kararlı yürütüldüğü algısını güçlendirebilir.
Öte yandan, firari sanıkların yakalanması halinde yargılamaların hızlanması ve dosyaların sonuçlanması bekleniyor. Ancak yurt dışında bulunan sanıkların iadesi sürecindeki belirsizlikler, davanın seyrini etkileyebilir.
Bağımsız değerlendirme
Yargıtay'ın kararı, hukuk devleti ilkesi ve terörle mücadelede yargısal kararlılık açısından kritik bir adım. Zaman aşımı gibi usuli bir engelin ortadan kalkması, örgüt üyelerinin hesap verebilirliğini artırıyor. Ancak, firari sanıkların uzun süredir yakalanamaması, adaletin tecellisi önündeki en büyük engel olarak duruyor. Uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve firari sanıkların iadesi için diplomatik çabaların artırılması gerekiyor. Bu karar, yalnızca bir hukuki sürecin dönüm noktası değil, aynı zamanda Türkiye'nin hukuk mücadelesindeki kararlılığının bir göstergesi.