FETÖ, 2014 yılından itibaren üst düzey yöneticilerini kademeli olarak yurtdışına kaçırdı. Örgüt yöneticilerinin rahat yaşamları için öncelikli tercihleri Batılı ülkeler oldu. Özellikle ABD'ye yerleşen FETÖ elebaşları, lüks konutlar, son model araçlar ve gösterişli bir yaşam tarzıyla dikkat çekiyor. Örgütün yönetici kadroları ve aileleri, kısa sürede daimi oturum izinleri alarak konforlu bir hayata adım attı. Bu durum, Türkiye'de kamuoyunda büyük tepki çekerken, adaletin yerini bulması gerektiği yönünde tartışmaları da beraberinde getirdi.
FETÖ'nün yurtdışı yapılanması
FETÖ, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından deşifre olmaya başladı. Ancak örgüt, 2014 yılından itibaren kilit isimleri yurtdışına çıkarmaya başlamıştı. Özellikle ABD, Kanada ve bazı Avrupa ülkeleri, FETÖ üyelerinin yerleşim için tercih ettiği başlıca bölgeler oldu. ABD'de Pennsylvania eyaletinde bulunan örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in çiftliği, örgütün merkezi konumunda. Bunun yanı sıra New Jersey, Texas ve Florida gibi eyaletlerde de FETÖ üyelerinin yoğun olarak yaşadığı biliniyor.
Lüks yaşam tartışma konusu
FETÖ yöneticilerinin ABD'deki yaşam tarzı, Türkiye'de sık sık eleştiriliyor. Örgütün üst düzey isimlerinin lüks villalarda oturduğu, pahalı arabalar kullandığı ve çocuklarını özel okullarda okuttuğu kaydediliyor. Bu durum, örgütün Türkiye'deki mağduriyet söylemiyle taban tabana zıtlık oluşturuyor. Öte yandan, FETÖ üyelerinin ABD'deki rahat yaşamı, Türkiye'nin iade taleplerinin sonuçsuz kalmasıyla da ilişkilendiriliyor. Türkiye, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iadesi için defalarca talepte bulunsa da ABD yönetimi henüz olumlu yanıt vermedi.
Uluslararası hukuk boyutu
FETÖ'nün ABD'deki varlığı, Türkiye ile ABD arasında önemli bir diplomatik kriz konusu. Türk yetkililer, örgüt üyelerinin ABD'de serbestçe dolaşmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. ABD ise FETÖ'yü resmen terör örgütü olarak tanımıyor ve iade taleplerini yetersiz delil gerekçesiyle reddediyor. Bu durum, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor. Türkiye, FETÖ ile mücadelede uluslararası işbirliğinin artırılması gerektiğini vurgularken, örgütün ekonomik kaynaklarının da kurutulması için çaba harcıyor.
Sosyal medyada tepkiler
FETÖ üyelerinin ABD'deki lüks hayatı, sosyal medyada da geniş yankı uyandırıyor. Türk kullanıcılar, örgüt yöneticilerinin lüks içinde yaşarken Türkiye'deki mağdurların acı çektiğini dile getiriyor. Bazı hesaplar, FETÖ üyelerinin ABD'deki konumlarını ifşa ederek kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Bu paylaşımlar, özellikle darbe girişiminde hayatını kaybedenlerin yakınları tarafından büyük bir öfkeyle karşılanıyor.
Örgüt yöneticilerinin ABD'deki rahat hayatı, Türkiye'de adaletin yerini bulması gerektiği yönünde bir kanaati güçlendiriyor. FETÖ'nün sadece askeri darbe girişimiyle değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal yapıya verdiği zararlarla da mücadele edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Türkiye'nin örgütle mücadelede kararlılığı sürerken, uluslararası kamuoyunun da FETÖ'nün tehdidine karşı daha duyarlı olması bekleniyor.