Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve 47 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyon kapsamında, FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik açılan davada kritik bir aşama geride kaldı. Aralarında NAKSAN Holding'in eski sahibi Taner Nakıboğlu'nun da bulunduğu 5 sanık hakkında hazırlanan mütalaa, mahkemeye sunuldu. Savcı, sanıkların örgütün hiyerarşik yapısı içindeki konumları nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasını talep etti. Duruşmada, firari sanık Mustafa B. hakkındaki işlemlerin ayrıca değerlendirileceği belirtildi.
Savcılık Mütalaasında Öne Çıkan Suçlamalar
Mütalaada, sanıkların FETÖ'nün sözde 'güncel yapılanması' içinde faaliyet yürüttükleri, örgütsel toplantılara katıldıkları ve finansal destek sağladıkları öne sürüldü. Taner Nakıboğlu'nun özellikle iş dünyasındaki etkinliğini kullanarak örgüte kaynak aktardığı iddia edildi. Savcı, Nakıboğlu'nun 'silahlı terör örgütü yöneticiliği' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Diğer dört sanık için ise 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis talep edildi. Mütalaada, sanıkların ifadelerinde örgütle olan bağlarını inkâr ettikleri, ancak dijital materyaller ve tanık beyanlarının aleyhte delil oluşturduğu kaydedildi.
Öte yandan firari sanık Mustafa B.'nin yurt dışına kaçtığı ve hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı öğrenildi. Savcılık, Mustafa B.'nin dosyasının ayrılarak yargılamanın devam edeceğini duyurdu. Duruşma, sanık avukatlarının mütalaaya karşı beyanda bulunmasının ardından ileri bir tarihe ertelendi.
47 İlde Eş Zamanlı Operasyon: Örgütün Finans Ayağı Hedef Alındı
Gaziantep merkezli soruşturma, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yeniden yapılandığı iddiasıyla 2023 yılında başlatılmıştı. 47 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, örgütün sözde 'mahrem imam' yapılanmasına mensup kişilerin yanı sıra iş insanları ve bürokratlar gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında, örgütün finansal kaynaklarını çeşitlendirmek için şirketler üzerinden para transferi yaptığı, kripto varlıklar kullandığı ve yurt dışı bağlantılar kurduğu tespit edilmişti.
Taner Nakıboğlu, NAKSAN Holding'in eski sahibi olarak 2016 yılında gözaltına alınmış, tutuklanmış ve daha sonra tahliye edilmişti. Ancak bu kez, örgütün 'güncel yapılanması' iddiasıyla yeniden tutuklandı. Nakıboğlu'nun, örgütün talimatıyla hareket ederek iş dünyasında kilit pozisyonlara kişileri yerleştirdiği öne sürülüyor. Savcılık, Nakıboğlu'nun mal varlığının dondurulması ve şirketlerine kayyum atanması yönünde de talepte bulundu.
Dava dosyasında, sanıkların örgüt mensuplarıyla yaptığı görüşmeler, banka hesap hareketleri ve şifreli mesajlaşma kayıtları delil olarak yer alıyor. Mahkeme, sanık avukatlarının savunmalarını aldıktan sonra mütalaaya ilişkin nihai kararını verecek. Avukatlar, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ve delillerin hukuka aykırı elde edildiğini savunuyor.
FETÖ Davalarında Yeni Dönem: Güncel Yapılanma Vurgusu
Türkiye'de FETÖ'ye yönelik yargılamalar, 15 Temmuz sonrası dönemde farklı bir evreye girdi. İlk yıllarda darbe girişimine doğrudan katılanlar ve örgütün üst düzey yöneticileri hedef alınırken, son yıllarda örgütün 'güncel yapılanma' iddiasıyla yürütülen soruşturmalar artış gösterdi. Bu davalarda, örgütün legal görünümlü dernekler, vakıflar ve şirketler üzerinden faaliyetlerini sürdürdüğü ileri sürülüyor. Savcılıklar, örgütün 'abluka' ve 'kadrolaşma' stratejileri doğrultusunda devlete sızma girişimlerinin devam ettiğini belirtiyor.
Uzmanlar, bu tür davaların hem hukuki hem de siyasi açıdan hassas olduğunu vurguluyor. Örgütün finansal ayağına yönelik operasyonların, örgütün yeniden güçlenmesini engellemeyi amaçladığı ifade ediliyor. Ancak delil yetersizliği ve uzun tutukluluk süreleri gibi konular da kamuoyunda tartışılıyor. Gaziantep'teki dava, örgütün iş dünyasındaki uzantılarına yönelik en kapsamlı soruşturmalardan biri olarak dikkat çekiyor. Mahkemenin vereceği karar, benzer davalar için emsal teşkil edebilir.
Davanın bir sonraki duruşmasının önümüzdeki ay yapılması bekleniyor. Sanık avukatlarının mütalaaya itirazları ve ek delil talepleri doğrultusunda yargılama sürecinin uzaması öngörülüyor. Kamuoyu, özellikle iş insanlarının yargılandığı bu davada çıkacak kararı yakından takip ediyor.