Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki askeri mahrem yapılanması, yürütülen soruşturmalar kapsamında hazırlanan kapsamlı raporlar ve şüphelilerin ifadeleri sayesinde tüm ayrıntılarıyla gün yüzüne çıktı. Örgütün TSK'daki illegal yapılanmasının işleyişine ilişkin ortaya çıkan belgeler, mahrem imamlar aracılığıyla haberleşme, kripto şifreleme ve özel eğitim metotları gibi kritik unsurları içeriyor.
Mahrem yapılanmanın işleyişi
Soruşturma raporlarına göre, FETÖ'nün askeri mahrem yapılanması, TSK'daki subay ve astsubayları örgüte kazandırmak amacıyla oluşturulan hücre tipi bir organizasyon. Bu yapılanmada, her bir askeri personelden sorumlu olan mahrem imamlar, örgüt üyeleriyle doğrudan iletişim kurmamak için uydu telefonları ve anlık mesajlaşma uygulamaları gibi takibi zor yöntemler kullanıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamelerde, mahrem imamların askeri öğrencileri teşhis etme, sınıflandırma ve yönlendirme süreçleri detaylandırılıyor.
Örgütün askeri mahrem yapılanması içinde, 'mahrem imam' olarak adlandırılan kişilerin, kendilerine bağlı askeri personelle buluşma noktaları olarak genellikle AVM'ler, kafeler ve park gibi kamuya açık alanları tercih ettikleri belirtiliyor. Şüpheli ifadelerinde, bu buluşmalar sırasında özel işaretler ve kod kelimeler kullanıldığı, örgüt üyelerinin birbirlerini tanımak için önceden belirlenmiş parolaları kullandığı aktarılıyor.
Akademi yapılanması ve eğitim süreci
FETÖ'nün TSK'daki yapılanmasında en kritik unsurlardan biri de 'askeri akademi yapılanması' olarak adlandırılan süreç. Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan bir raporda, örgütün askeri liselerden başlayarak Harp Okulları ve diğer askeri eğitim kurumlarına kadar tüm aşamalarda faaliyet gösterdiği vurgulanıyor. Raporda, örgüt üyelerinin sınavlarda birbirlerine yardım ettiği, mülakatları geçmek için özel eğitim programları düzenlendiği ve örgütün yönlendirmesiyle kritik birliklere atanmaların sağlandığı ifade ediliyor.
Şüphelilerden birinin ifadesinde, örgütün askeri öğrencileri sınıflandırmak için bir 'puanlama sistemi' kullandığı, yüksek potansiyelli öğrencilerin daha hızlı terfi ettirildiği ve kilit pozisyonlara yerleştirildiği bilgisi yer alıyor. Aynı ifadeye göre, bu öğrenciler örgüt tarafından 'yıldız' olarak adlandırılırken, daha düşük profilli olanlar ise 'çöp' olarak nitelendiriliyor. Örgütün, TSK içindeki nüfuzunu artırmak için yıldız öğrencilere özel ilgi gösterdiği belirtiliyor.
Haberleşme yöntemleri ve kripto şifreleme
FETÖ'nün TSK'daki mahrem yapılanmasında kullanılan haberleşme yöntemleri de soruşturma dosyalarında ayrıntılı olarak yer alıyor. Örgüt üyelerinin, ByLock, Eagle, Skype gibi şifreli mesajlaşma uygulamalarının yanı sıra, kendine özgü geliştirdiği 'Alınteri' ve 'Kara Şafak' gibi programları kullandığı tespit edildi. Raporlara göre, bu uygulamalar üzerinden yapılan yazışmalarda, örgüt üyelerinin kod isimler kullandığı ve her bir birim için ayrı şifreleme anahtarları belirlendiği görülüyor.
İfade veren şüpheliler, mahrem imamlar tarafından kendilerine verilen 'özel şifreler' ile birbirlerini tanıdıklarını ve bu şifrelerin belirli aralıklarla değiştirildiğini anlatıyor. Ayrıca, örgütün askeri mahrem yapılanmasının en tepe noktasında bulunan imamların, 'hoca' olarak hitap edilen örgüt liderine doğrudan bağlı olduğu ve tüm kritik kararların bu hiyerarşi içinde alındığı kaydediliyor.
FETÖ'nün TSK'daki yapılanmasına yönelik operasyonlar kapsamında binlerce kişi tutuklanırken, soruşturma kapsamında ortaya çıkan bu belgeler, örgütün askeriyedeki çökertilmesi açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, örgütün mahrem yapılanmasının deşifre edilmesiyle birlikte TSK'nın bu tür illegal yapılanmalara karşı daha dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kamuoyu, bu raporların ardından TSK içinde yeni bir temizlik hareketinin başlatılıp başlatılmayacağını merakla bekliyor.