Muğla'nın Fethiye ilçesinde, boşanma aşamasındaki eşi Hatice Katrancı'yı (43) pompalı tüfekle vurarak iki bacağının diz altından ampute edilmesine yol açan Veli Katrancı (46), ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada savunmasını yaptı. Sanık, saldırıyı "kendisini sevdiği için" gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Olayın Geçmişi ve İddianame
İddiaya göre olay, geçtiğimiz yıl Fethiye'de meydana geldi. Hatice Katrancı, şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşi Veli Katrancı'dan boşanma davası açtı. Boşanma süreci devam ederken, Veli Katrancı bir gün eşinin yolunu kesti ve yanında getirdiği pompalı tüfekle ateş açtı. Saçmaların isabet ettiği Hatice Katrancı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan kadının her iki bacağı da diz altından ampute edilmek zorunda kalındı.
Olayın ardından gözaltına alınan Veli Katrancı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık hakkında "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Mahkemedeki Savunma: "Sevdiğim İçin Yaptım"
Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Veli Katrancı cezaevinden getirilirken, mağdur Hatice Katrancı tekerlekli sandalyede duruşmaya katıldı. Sanık savunmasında, "Bunların hepsi kendisini sevdiğim için oldu. Hatice'den başka kimseyi sevmedim. Boşanmak istemesine dayanamadım. Pişmanım" ifadelerini kullandı.
Mağdur Hatice Katrancı ise mahkemede verdiği ifadede, yıllarca şiddet gördüğünü, boşanmak istediği için tehdit edildiğini belirterek, "Beni sakat bıraktı. Hayatımı mahvetti. En ağır cezayı almasını istiyorum" dedi.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Kadına Yönelik Şiddette Cezasızlık Algısı
Türkiye'de kadına yönelik şiddet vakaları, son yıllarda artış gösterirken, faillerin aldığı cezalar ve yargı süreçleri kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Uzmanlar, birçok failin "sevgi", "kıskançlık" veya "namus" gibi gerekçelerle suçlarını meşrulaştırmaya çalıştığını, bunun da toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olduğunu vurguluyor.
Kadın dernekleri, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un etkin uygulanması gerektiğini belirterek, elektronik kelepçe ve koruma tedbirlerinin yetersiz kaldığını savunuyor. Ayrıca, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından kadınların korunmasız kaldığını dile getiriyorlar.
Bu dava, kadına yönelik şiddetin ulaştığı boyutu gözler önüne sererken, adaletin tecellisi için verilecek karar merakla bekleniyor. Toplumun geniş kesimleri, benzer olayların tekrarlanmaması için caydırıcı cezaların verilmesi ve şiddet faillerine yönelik rehabilitasyon programlarının uygulanması çağrısında bulunuyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Fethiye'de yaşanan bu olay, kadına yönelik şiddetin ne denli vahim sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gösterdi. Sanığın "sevgi" savunması, şiddeti meşrulaştırma çabası olarak yorumlanırken, mağdurun yaşadığı fiziksel ve psikolojik travma ömür boyu sürecek. Yargı sürecinin adil bir şekilde sonuçlanması ve benzer olayların önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması, yasal düzenlemelerin etkin uygulanması ve eğitimle köklü bir zihniyet dönüşümü şart.