Federal Rezerv'in (Fed) birkaç üst düzey yetkilisi, haziran ayında gerçekleştirilen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında faiz oranlarının artırılması için gerekçeler bulunduğunu belirtti. Ancak aynı yetkililer, nihai olarak faiz oranlarının sabit tutulması yönündeki kararı desteklediklerini ifade etti. Bu durum, Fed içindeki politika yapıcıların enflasyonla mücadelede farklı görüşlere sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Toplantıda görüş ayrılıkları
Fed'in 11-12 Haziran tarihlerinde gerçekleşen FOMC toplantısının tutanaklarına göre, 'birkaç' yetkili faiz artırımı için gerekçe bulunduğunu dile getirdi. Bu yetkililer, enflasyonun hedeflenen yüzde 2 seviyesine düşüşünün yavaş seyretmesi ve işgücü piyasasındaki güçlü görünümün faiz artırımını desteklediğini savundu. Ancak komite, politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarak bekle-gör stratejisini benimsedi.
Tutanaklarda, 'birçok' yetkilinin mevcut politikanın yeterince kısıtlayıcı olduğu ve ekonominin yönü hakkında daha fazla veri beklenmesi gerektiği yönünde görüş bildirdiği de yer aldı. Bu durum, Fed içinde faiz indirimi beklentilerini güçlendiren bir kesimin varlığına işaret ediyor. Piyasalar, yılın ikinci yarısında faiz indirimi olasılığını fiyatlarken, yetkililerin temkinli duruşu belirsizliği artırıyor.
Enflasyon ve işgücü piyasası
Fed'in faiz kararlarında enflasyon ve işgücü piyasası verileri belirleyici olmaya devam ediyor. Mayıs ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalsa da, hizmet sektörü fiyatlarındaki katılık ve barınma maliyetlerindeki yüksek seyir, enflasyonun kalıcı olabileceği endişelerini canlı tutuyor. İşgücü piyasasında ise işsizlik oranı yüzde 4,0 ile düşük seyrederken, ücret artışlarının enflasyonist baskı yaratma riski bulunuyor.
Fed Başkanı Jerome Powell, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, 'Enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru ilerlediğine dair daha fazla kanıt görmek istiyoruz' ifadelerini kullanmıştı. Powell'ın bu sözleri, faiz indirimi beklentilerini öteleyen bir duruş sergilerken, tutanaklardaki 'faiz artırımı gerekçesi' ifadesi ise şahin bir kanadın varlığını teyit ediyor.
Sonuç olarak, Fed içinde faiz artırımını savunan bir azınlık bulunsa da, çoğunluk şimdilik mevcut durumu korumaktan yana. Ekonomik verilerin gidişatı, önümüzdeki aylarda Fed'in atacağı adımları belirleyecek. Piyasalar, eylül ayında olası bir faiz indirimine odaklanmış durumda ancak tutanaklar, bu beklentinin erken olabileceğine işaret ediyor. Merkez bankasının enflasyonla mücadelede sabırlı olmayı tercih etmesi, küresel piyasalar üzerinde de belirleyici olacak.