ABD Merkez Bankası (Fed) Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michael Barr, düzenleyici kurumların Amerikan bankalarına yönelik kuralları gevşetme yönündeki adımlarını sert bir dille eleştirdi. Barr, bu önerilerin “banka düzenlemelerini ve denetimini önemli ölçüde zayıflattığını” belirterek, bunun finansal istikrar için ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı.
Barr'ın Uyarıları ve Gerekçeleri
Michael Barr, yaptığı açıklamada, finansal krizlerin ardından getirilen sıkı düzenlemelerin gevşetilmesinin, bankaların risk alma iştahını artıracağını ve denetim mekanizmalarının etkinliğini azaltacağını ifade etti. Fed'in banka denetimlerinde kullandığı stres testleri, sermaye yeterlilik oranları ve likidite gereklilikleri gibi araçların zayıflatılmasının, özellikle büyük bankaların iflas riskini yükseltebileceğini söyledi. Barr, “Kuralların gevşetilmesi, bankaların daha fazla kaldıraç kullanmasına ve daha riskli varlıklara yatırım yapmasına yol açabilir. Bu da 2008 krizine benzer bir tablonun yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir” dedi.
Barr'ın bu uyarıları, ABD'de bankacılık sektörüne yönelik düzenlemelerin son yıllarda tartışma konusu olmasıyla aynı döneme denk geldi. Özellikle eski Başkan Donald Trump döneminde getirilen bazı gevşetmeler ve halihazırda Kongre'de görüşülen yeni düzenleme tasarıları, Barr'ın endişelerini haklı çıkarır nitelikte. Bazı Cumhuriyetçi politikacılar, bankaların rekabet gücünü artırmak için düzenlemelerin azaltılması gerektiğini savunurken, Demokratlar ve düzenleyici kurumlar ise finansal istikrarın korunmasının öncelikli olduğunu belirtiyor.
Finansal İstikrar ve Denetim Tartışmaları
ABD'de banka düzenlemelerinin geleceği, özellikle 2023 yılında Silicon Valley Bank (SVB) ve Signature Bank'ın iflaslarının ardından daha da kritik hale gelmişti. Bu olaylar, mevcut düzenlemelerin yeterliliğini sorgulatmış ve Fed'in denetim politikalarını yeniden gözden geçirmesine yol açmıştı. Barr, bu bağlamda, “SVB ve Signature Bank'ın çöküşü, yetersiz denetimin nelere mal olabileceğini gösterdi. Şimdi bu dersleri unutup aynı hataları tekrarlamamalıyız” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, bankacılık sektörü temsilcileri, aşırı düzenlemelerin kredi akışını kısıtladığını ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığını öne sürüyor. Amerikan Bankacılar Birliği (ABA) gibi kuruluşlar, özellikle küçük ve orta ölçekli bankaların düzenleme yükünden olumsuz etkilendiğini savunuyor. Ancak Barr, bu argümanlara katılmadığını belirterek, “Düzenlemelerin amacı, bankaların sağlıklı bir şekilde faaliyet göstermesini sağlamaktır. Gevşetme değil, daha akıllı düzenleme yapmalıyız” dedi.
Bağımsız analistler, Barr'ın uyarılarının zamanlamasının önemli olduğunu vurguluyor. Zira ABD'de seçim yılı yaklaşırken, finansal düzenlemelerin siyasi bir malzeme haline gelmesi muhtemel. Uzmanlar, Fed'in bağımsızlığının korunması ve bankacılık denetiminin siyasi baskılardan uzak tutulması gerektiğinin altını çiziyor. Aksi takdirde, kısa vadeli çıkarlar uğruna alınacak gevşetme kararlarının uzun vadede ciddi finansal krizlere yol açabileceği belirtiliyor.